ANA SAYFA

Ataman İş Merkezi E Blok Kat:1 Bodrum Muğla  
0 252 316 02 85 • bodrum@mo.org.tr   
Ana Sayfa -   
  Mimarlar Odası
Kuruluş & Amaç
Yönetim Kurulu
Çalışma Programı
  Üyelik
Kayıt Koşulları
Büro Tescil Belgesi
Ödenti ve Belge Harçları
Üyelerimiz
  Mesleki Denetim
Birim Maliyetler
En Az Bedel Hesabı
Mesleki Denetim Föyü
  Yarışmalar
  Mevzuat
Oda Mevzuatı
Ulusal Mevzuat
Yarımada Mevzuatı
  SMGM
  Yayın
  Linkler
  İletişim


OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
1. SAYI - 2. SAYI - 3. SAYI

meteor.gov.trweather.com
wunderground.comwindguru.cz

TÜRKÇE - İNGİLİZCE - FRANSIZCA
Yapı Terimleri Sözlüğü








HABER ARŞİVİ

0.jpg (63542 bytes)1.jpg (58277 bytes)2.jpg (69927 bytes)3.jpg (61459 bytes)4.jpg (62580 bytes)

MİMAR SİNAN ANMA ETKİNLİKLERİ 2009 YAPILDI...

Her sene 09 Nisan gününü de içeren bir hafta boyunca yaptığımız Sinan Haftası etkinliklerimiz 10-11-12 Nisan da Antalya'da yapılan Olağanüstü Genel Kurulumuz nedeniyle 13-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti. Bu yıl, Bodrum'da ilk defa XI.Ulusal Mimarlık Sergisini üyelerimizle buluşturduk.

Bodrum Kültür Merkezi fuayesinde sergilenen ve 15.Nisan 2009 günü Bodrum Belediye Başkanı Sayın Mehmet KOCADON tarafından açılışı yapılan sergimiz bir hafta boyunca sergilendi. Yine aynı gün ve aynı yerde, Bodrum Yarımadasında bulunan tüm Liselerden katılması için duyurusu yapılan, "Yaşadığımız Kente Ge(n)ç Bakış" konulu fotoğraf çalışmamıza katılan 3 ayrı liseden 10 öğrenciye, teşekkür plaketleri ve armağanları Sayın Mehmet KOCADON tarafından verildi. 16 Nisan 2009 günü ise, Sayın Uğur TANYELİ "Mimarlığı Bağlamında Çağdaş Metropol" konulu söyleşisini Bodrum Ticaret Odası Konferans salonuda gerçekleştirdi..

19 Nisan 2009 Pazar günü Yalıkavak Belediyesi mesire alanında yaptığımız ve katılımın oldukça çok olduğu geleneksel pikniğimizle etkinliklerimiz son buldu.


DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN
UĞUR TANYELİ SÖYLEŞİSİ YAPILDI...

 

Mimar Sinan Anma Haftası Etkinlikleri kapsamında bir söyleşi yapmak üzere Bodrum'a davet edilen Sayın Uğur TANYELİ ,16 nisan 2009 Perşembe günü Bodrum Ticaret Odası konferans salonunda söyleşisini gerçekleştirdi. Temsilciliğimiz talebi doğrultusunda modern mimari üzerine kurgulanan söyleşinin konusu "Mimarlığı Bağlamında Çağdaş Metropol" idi. Dünyadan ve Türkiye'den birçok fotoğrafla örneklenen konuşmasında, Uğur Tanyeli," çağdaş metropol" kavramının mimariye yansımalarını şu konu başlıkları altında topladı:

  • Boyut aşırılığı olağanlaşır.
  • Mimari-Kentsel uyum ideali bir düş olur.
  • İç dış mekan ayırımı anlamsızlaşır.
  • Kültürel hiyerarşiler yıkılır.
  • Aile domestisitesi başat yaşam formu olmaktan çıkar.
  • Mimarlık gösterinin bir bileşeni olur.
  • Mimari tasarım ve mimar markalaşır.
  • Mimarlık hizmeti küreselleşir.
Katılımın az olmasına rağmen ,söyleşisini dinleyicilerin soru ve eleştirileri ile beraber götüren Sayın Uğur Tanyeli, aslında farkında olarak ya da olmayarak özellikle İstanbul'un bir metropol kenti haline gelmeye başlayan Bodrum üzerine bir tartışma yaratarak,oldukça verimli ve renkli bir konuşmaya imza attı.Kendisine bir kez daha teşekkür ediyoruz.



MİMARLAR ODASI SÜREKLİ MESLEKİ GELİŞİM MERKEZİNİN 2009 YILI ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNERGE EKTE BİLGİLERİNİZE SUNULMUŞTUR...

İndirmek için tıklayın...

1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planına Yürütmeyi Durdurma Kararı verildi...

Temsilciliğimizin Kültür ve Turizm Bakanlığınca 31.05.2007 gününde onadığı Muğla Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi 1/25000 ölçekli çevre düzeni planının yürütmesinin durdurulmasına dair açtığı davada Danıştay 6.Dairesince 2007/8515 sayılı karar,1/25000 ölçekli Çevre düzeni Planında değişiklik yapılmasına ilişkin itirazımıza dair de 2008/7311 sayılı karar alınmıştır.ilgili Danıştay Kararlarını ekte bulabilirsiniz.
Danıştay Kararı için tıklayın...

2009 YILI ÖDENTİLERİ VE BELGE HARÇLARI

İlk kayıt ödentisi 30,-YTL
Yıllık üyelik ödentisi (11 -YTL x 12)132,-YTL
Yabancı uyruklu geçici üye ilk kayıt ödentisi 500,-YTL
Yabancı uyruklu geçici üye yıllık ödentisi 450,-YTL
SMH Büro Tescil Belgesi (BTB) ilk başvuru ücreti 100,-YTL
SMH Büro Tescil Belgesi (BTB) yıllık yenileme ücreti 50,-YTL
Kimlik Kartı yenileme ücreti 15,-YTL
Ticari amaçlı üye tanıtma belgesi ücreti 20,-YTL
Diğer üye tanıtma belgeleri 5,-YTL
SM/SMB Mühürü ücreti 50,-YTL



 
ATİLLA YÜCEL SÖYLEŞİSİ YAPILDI...

19 ARALIK 2008 CUMA günü saat 17.00de başlayan ve Bodrum Ticaret Odası konferans Salonunda yapılan "AKDENİZLİ OLMAK:YER-MEKAN-ZAMAN "konulu söyleşi üyelerimizin ve diğer konuklarımızın katılımı ile geçekleştirildi. 1942 yılında İstanbul'da doğan, 1965'de İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni bitiren, 1965-2002 yılları arasında aynı fakültede asistan, doçent ve profesör ünvanları ile öğretim kadrosunda yer alan, 2005 yılından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimari Tasarım Y.Lisans programı öğretim üyesi. İTÜ ve İBÜ'deki öğretim görevinin ve değişik yurt içi ve yurt dışı öğretim etkinliklerinin dışında, Ağa Han Mimarlık Ödülü, CIB, UNCHS, UNDP, UIA-UMAR gibi kuruluşların mesleki ve akademik programlarında görev alan, Yaygın bir mesleki yayın etkinliğinin yanı sıra, 1980'lerden itibaren yoğunlaşan proje ve uygulama faaliyetini, kurucusu olduğu MArS - Mimarlar çerçevesinde sürdüren Atilla Yücel söyleşisini ; Akdeniz - Akdenizlilik - Yer - Yerellik kavramlarından ve doğaya müdahale olarak Mimarlığın asli varoluş durumundan hareketle,

Anadolu'nun Ege ve Akdeniz kıyılarında iki ayrı dönemde
1- Antik kentlerin ve mimari biçimlerin oluşum ve gelişme döneminde
2- Modernite döneminde, 1960'lardan bugüne bu problematiği Yerleşmeler, Doğa Düzenlemeleri (Peyzaj) ve Mimari Ürünler üzeriden tartışmayı öngören konular üzerinde yapmıştır.

BODRUM YARIMADASI KÜLTÜR VE TURİZM KORUMA GELİŞİM BÖLGESİ İLANINA DANIŞTAYDAN YİNE RED KARARI ÇIKTI!

24.11.2006 günlü 26356 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak Bakanlar Kurulu Kararı ile "Muğla Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi"ilan edilmesine ilişkin Ortakent-Yahşi Belediyesi dava açmış Temsilciliğimizde bu davaya müdahil olmuş,sonuçta Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmiş idi.Ancak, Başbakanlık ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yürütmenin durdurulması kararına itiraz etmişti.T.C Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca İtiraz No:2008/698 sayılı bu itiraz 18.09.2008 tarihli karar ile reddedilerek karar temsilciliğimize 25.11.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ekte ilgili Danıştay kararını bulabilirsiniz.

Danıştay Kararı için tıklayın...


 

"DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ" KOKTEYLİ VE PLAKET TÖRENİ YAPILDI

Her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi günü, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN Habitat) ve Uluslararası Mimarlar Birliği'nin (UIA) ortak ve paralel etkinlikleri olarak kutlanan "Dünya Mimarlık ve Konut Günü" nedeniyle Temsilciliğimizce 06 Ekim 2008 Pazartesi günü Manastır Otel de bir kokteyl düzenlendi.Çok sayıda davetlimizin katıldığı kokteylde meslekte 30.yılını dolduran üyelerimize birer plaket verildi.Temsilcilik Yönetim Kurulumuz adına bir konuşma yapan Hamdi ERDOĞAN "DÜNYADA YAŞANAN KÜRESEL KRİZLER VE BERABERİNDEKİ ÇÖKÜŞLER TÜM DEGERLERİMİZİ YOK EDERKEN MAALESEF MİMARLIKTA BU SÜREÇTEN KENDİNE DÜŞEN PAYI ALMAKTA, HATTA BODRUM BUNU SON DÖNEMLERDE DAHA SERT BİR ŞEKİLDE HİSSETMEKTE. HEPİMİZİN İŞLERİNDE, GEÇMİŞ DÖNEMLERE ORANLA CİDDİ DARALMALAR YAŞANMAKTA, VE ÖNÜMÜZDEKİ ZAMAN SÜREÇİNE DAİR KİMSE DE İYİMSER GÖRÜŞLER SUNMAMAKTADIR.

İŞTE BU SÜREÇİN YENİ BİR YAPILANMA FIRSATI OLABİLMESİ İÇİN; MİMARLARIN KENDİLERİNİ TEKRAR SORGULAMASI GEREKİR. KENDİMİZE REHBER OLARAK; GELECEĞİMİZE İLİŞKİN KAYGILARIMIZIN NEDENİ OLAN ÇOCUKLARIMIZI VE ONLARIN PENCERESİNDEN DÜNYAYA YENİDEN BAKIŞI SEÇEREK, ULUSLARARASI MİMARLAR BİRLİĞİNİN DEYİMİYLE DAHA İYİ BİR GELECEĞİN MİMARI ÇOCUKLAR OLSUN DİYEBİLMEMİZ GEREKİR..

HEM ÇOCUKLARIMIZ; HEMDE KENDİMİZ İÇİN; SORGULAMALIYIZ KENDİMİZİ VE MESLEGİMİZİ;

BAŞARILI SİYASETİN MİMARI OLUYOR, SPOR ZAFERLERİNİN MİMARINDAN HEP BAHSEDİLİYOR, HATTA TANRI DA EVRENİN MİMARIDIR DENİYOR, BİR YAPININ MİMARI PEK MERAK EDİLMEZKEN, HER OLAYIN BİR MİMARI ARANIP BULUNUYOR, HER BAŞARININ ARKASINDAKİ KİŞİLERE DENİYOR BU İŞİN MİMARI DİYE;

YANİ SİZİN ANLAYACAGINIZ SORUMLU VE SEVİMLİ BİR KAVRAM MİMARLIK.

İŞTE BU YÜZDEN, İNSANLIĞIN GELECEĞİNE İLİŞKİN ORTAK KAYGILARIMIZIN, ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE ORTAYA KONULMASI VE MİMARLARA BU SORUMLULUKLARININ HATIRLATILMASI OLDUKÇA ÖNEMLİdir" diyerek bu güne ait duygu ve düşüncelerimizi dile getirdi. Kokteyle de, ayrıca, yaz boyunca "Yeşil Ekran" programı ile daha yaşanılabilir bir çevre yaratmaya verdiği katkı nedeniyle NTV Bodrum Temsilcisi Savaş Nur'a,teknik gezilerimizde gönüllü rehberliği ile bizleri bilgilendiren Güler Bener'e ve üç yıldır düzenlediğimiz "Mimar Sinan Haftası" etkinliklerimizde desteğini esirgemeyen Marmara Koleji Okul Müdürü Ömer Çekmeceligil'e teşekkür plaketi verilmesiyle kokteylimiz son buldu.

30.YIL PLAKETİ ALAN ÜYELERİMİZ

5412 TURGUT AKPULAT
8535 ALİ ÇELEBİ
9032 NEŞE GÖKBEL
9243 GÖKALP ÇOBAN KORCAN
9467 M.MUZAFFER TORUN
9551 İSMAİL NAMIK SARP
9615 ŞÜKRAN ARSLAN
9640 ÇETİN BOZDAĞ
9673 MEHMET ALİ AKTEMUR
9737 M.ŞEVKİ EKİNCİ
9876 NAMIK NİDAİ KÜRÜM
10140 YİĞİT ERBAŞ
10434 HALİL UYANIK
10709 SELÇUK DEMİRASLAN
40.YIL PLAKETİ
2518 VAHİDE SEVİNÇ ADISANLI



BASIN BÜLTENİ

BASIN BÜLTENİ

Bilindiği gibi 24.11.2006 gün ve 26356 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 30.10.2006 ve 2006/11189 sayılı kararı ile "Muğla-Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Bu kararla birlikte, 4957 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca her ölçekteki imar planlarını yapmaya,yaptırmaya,resen onaylamaya ve tadil etmeye Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkili duruma gelmiştir. Bu yetkiye dayalı olarak, davalı bakanlık tarafından onaylanarak Bodrum Yarımadası belediyelerine gönderilen "Muğla Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi, 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı" 05.06.2007 tarihinde askıya çıkarılmış ve Odamız tarafından da 05.07.2007 tarih ve 1346 sayılı başvuru ile plana itiraz edilmiştir. Plana yapılan itirazdan sonra olumlu ya da olumsuz cevap verilmemesi üzerine dava açma süresinin sonunda 02.11.2007 tarihinde planın iptali istemiyle Danıştay 6. Dairesinde 2007/8515 E . sayılı iptal davası açılmıştır. Ancak dava açıldıktan hemen sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün 16.Kasım.2007 gün 191606 sayılı yazısı ile dava konusu planın değişiklikler işlendikten sonra 10.10.2007 tarihi itibariyle yeniden onaylanarak yürürlüğe girdiği bildirilmiş ve söz konusu plan değişikliğine ilişkin olarak da yine Danıştay 6.Dairesi'nde 2008/117 E.sayılı iptal davası açılmıştır. Her iki davada halen devam etmektedir.

Öte yandan Muğla-Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi İlanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Ortakent-Yahşi Belediye Başkanlığı tarafından Danıştay 6. Daire Başkanlığı'nda 2007/548 E. Sayılı dava açılmış olup,müvekkil meslek kuruluşu tarafından da bu davaya müdahil olunmuştur. Söz konusu davada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan tespitler üzerine Sayın Mahkemece 20.05.2008 tarihinde Muğla-Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bu arada davalı Bakanlık tarafından 13.03.2008 gün 57/22 sayılı kararla 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Notu Revizyonu onaylanarak askıya çıkarılmak üzere ilgili belediyelere ve Bodrum Kaymakamlığı na gönderilmiş ve 07.05.2008 tarihinde askıya çıkarılmıştır. Ekte sunulan plan notu revizyonu mahkemeye açtığımız dava ile iptalini ve öncelikle yürütmesinin durdurulmasını istemek zorunlu olmuştur.

Çünkü plan notlarında "5.4 TURİZM TESİS ALANLAR " başlığında yer alan
"Turizm tesislerinde bodrum katlar yapılabilir. Yapının kot aldığı nokta altında her yönden görünen bodrum yüksekliği iki katı geçemez" denilerek mimarlıktaki bodrum bölümüne yeni bir tanım getirilmiştir. Bu durum aslında inşaat alanını iki kat artırmanın başka bir ifadesi olmuştur.

Yine "5.4.3 GOLF TESİSİLERİ "başlığı altında yer alan ve ekteki plan notuna göre Golf alanlarında "….. Golf sahasının parkur alanı 50 hektardan (500.000 M2 ) az olamaz". Golf tesislerinin emsal hesabı golf tesis alanının bütünü göz önüne alınarak hesaplanır.Bu kapsamda şahıs mülkiyetinde ki bir golf tesisinde maksimum emsal: 0.09(yüzde dokuz) kamu mülkiyetinde ki bir golf tesisinin de maksimum emsal: 0.06 (yüzde altı) konaklama tesislerinde maksimum bina yüksekliği h:10.50(3 kat)(etkilenme geçiş alanları dahil). Sit alanlarında h max: 7,50 (iki kat) tanımlaması yapılarak bir golf alanı çevresi otomatik olarak 45000 m2 kapalı alan yapımına ve de yapının sit alanı üzerine yapılmasına yapılmasına olanak sağlamıştır. Açılan bu dava sonucunda 14.08.2008 tarihinde Danıştay 6.Dairesinin 2008/7311 Esas nolu kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.

GENELGE

TMMOB MİMARLAR ODASI ŞUBELERİNE:
TMMOB Mimarlar Odasi Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği'nin mesleki denetim uygulamasıyla ilgili pek çok maddesinin iptali talebiyle Odamız karşı açılan davada Danıştay 8. Dairesince alınan karar (2007/4011 E. ve 2008/3518 K.) ilgili yazımızla tüm şubelerimize duyurulmuştu.

Genelge için tıklayın ...


 
"MİMAR SİNAN HAFTASI " ETKİNLİKLERİ YAPILDI

Temsilciliğimizce 7-13 Nisan tarihleri arasında düzenlenen "Mimar Sinan Haftası" etkinliklerimiz 08 Nisan Salı günü Marmara kolejinde yarımada genelinden seçilen 6 ilköğretim okulundan 240 öğrencinin yaptığı "Yaşadığımız Çevre" konulu resim sergisi ile başladı. Bodrum Hüseyin Boyacı İ.Ö.O, Yalıkavak Gökçebel Marina İ.Ö.O, Ortakent Dr.Mümtaz Ataman İ.Ö.O,Yalı Çiftlik Mustafa Yazıcı İ.Ö.O, Marmara Koleji ve Turgutreis Vedat Türkmen İ.Ö.Okullarının katılımıyla gerçekleşen sergimiz her öğrenciye pastel boya ve teşekkür belgesi verilerek ufak bir kokteyle son buldu.11 Nisan 2008 Cuma günü ise değerli meslektaşımız Sayın Ahmet İğdirligil , Marmara Koleji Konferans Salonunda üyelerimize "Bodrum'da Geleneksel Taş evler Örneğinde Yapısal Değişim ve Yeni Taş Yapı Uygulamaları" konulu bir söyleşi ve sunum gerçekleştirdi. Mimar Sinan Haftası etkinliklerimiz, gelenekselleştirmeye çalıştığımız , Yalı Belediyesi Çay Bahçesinde yaptığımız ve katılımın oldukça fazla olduğu pikniğimizle son buldu.

TMMOB Mimarlar Odası 41. Dönem Merkez Yönetim Kurulu Görev Dağılımını Yaptı

18–20 Nisan 2008 tarihinde Ankara'da toplanan TMMOB Mimarlar Odası 41. Dönem Genel Kurulu'nca 2008–2010 dönemi için seçilen Merkez Yönetim Kurulu, 28 Nisan 2008 günü yapılan ilk toplantısında görev dağılımını aşağıdaki şekilde yapmıştır.


Genel Başkan - H. Bülend Tuna
Genel Başkan Yardımcısı - Erkan Karakaya
Genel Sekreter - Necip Mutlu
Genel Sayman - Aysel Çetinsoy
Üye - Kubilay Önal
Üye - Cengiz Bektaş
Üye - Emre Madran

Merkez Yönetim Kurulu, önümüzdeki döneme ilişkin olarak aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

GELECEĞİN MİMARLAR ODASI; GELECEK İÇİN MİMARLIK!...

Hem dünyamız, ülkemiz, hem mimarlığımız, mimarlarımız, hem de örgütlenmemiz önemli günlerden geçiyor. 41. Dönem (2008–2010) bu gündemlerin kesiştiği bir dönemeç olacak…

Bütün ekonomik veriler, günümüz dünyasında tek egemen sistem haline gelen küresel kapitalizmin; devresel krizlerinin ötesinde derinleşen bir krize ve büyük bir çöküşe doğru yol aldığını gösteriyor. Finansal karların tüm değerleri yok ettiği, hemen her şeyi metalaştırdığı bu pazarın sonuna doğru; doğamızla birlikte tüm hayat kaynaklarımız da kurutuluyor…

Ne yazık ki bu süreçte umudun olgunlaşmasına şimdilik kapı aralanamıyor; dünya genelinde olası karşı duruş politikalarının yeterli güveni sağlayacağı düğümler henüz atılmış değil. Dünya genelinde yaygınlaşan mutsuzluk, işsizlik, açlık, yoksulluk ve göç dalgalarına rağmen insanlık; uluslararası dayanışmaya değil, yitirilen değerlerin arayışıyla dinsel köktenciliğe, şovenizme ve kültürler arası çatışmaya yöneliyor. Daha doğrusu, çöküşünü gerilimlerle uzatmak isteyen egemen güçler, bu yönelimi körüklüyor, dünyanın geleceğini bir çıkmazın içine sokuyor…

Ülkemizin bağımlı finansal yapısıyla, derinleşen ve süreklileşen dünya krizini en sancılı yaşayacak ülkelerden biri olacağı anlaşılıyor. Üstelik dinsel köktenciliğin ve şovenizmin girdabında debelenirken, Cumhuriyet değerlerimizle birlikte, yeterli olgunluğa ulaşamamış demokratik değerlerimizi kaybetme tehlikesinin baş gösterdiği bir süreci yaşamaktayız…

Mimarlığımız, bir yandan küresel emlak komisyoncularının emrinde yeni mimarlık düzeninin taşeronluğuna soyunuyor ve neo-liberal ideoloji ile uzlaşmış iktidar çevresinde yükselen yeni sermaye gruplarına yeni rantlar yaratmanın yolu olarak ortaya çıkan kentsel dönüşüm projelerine sarılıyor; bir diğer yandan mimarlarımız bu sürecin ücretlileri ve giderek işsizleri haline geliyor. Ekonomik kriz bu gidişin hızlanacağını göstermektedir…

Ne yazık ki, tüm bu gelişmelere karşı Mimarlar Odası ve benzeri yapılanmalar dışında, inandırıcı bir muhalefet zemini de kalmamıştır. Bu yüzden bu gibi yapıların bir yandan yasal alt yapısı ile ilgili düzenlemeler yapılarak işlevsizleştirilmesi ve yok edilmesi istenmektedir…

İşte böylesi ağır gündemlerin kesiştiği bir dönemeçte yapılan TMMOB Mimarlar Odası 41. Dönem Genel Kurulu'nu, yeni bir başlangıç noktası olarak kabul ediyor; dönem çalışma programının, aşağıdaki kabullere dayalı olarak geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz:

  1. Yaşadığımız küresel sorunlara karşı, "barışın, doğamızın, kültürel gelişmenin ve yaşamın savunulduğu bir gelecek için" küresel dayanışmayı öne çıkarmak mesleki sorumluluğumuzdur.
  2. Hizmet ticaretinin kuralsız biçimde serbestleşmesine karşı savunduğumuz "eşit ve eş saygınlıkta mesleki etkileşim" politikasının uluslararası gündeme taşınmasında ve gündemin izlenmesinde daha etkin olmayı hedefliyoruz.
  3. Kentsel dönüşüm ve yenileme başlıkları ile ülkemize dayatılan kentsel projelere karşı çıkarak; "çağdaş ve bilimsel planlama ve yapılaşma ilkeleriyle bütünleşen bir mimarlık meslek düzeni" oluşum mücadelesine devam edeceğiz.
  4. Mesleki, kentsel, toplumsal ve siyasal gündeme daha doğrudan ve etkin biçimde müdahale edebilmek için, her türlü işlevsizleştirme ve yok etme girişimine güçlü bir biçimde direnebilmek için yapısal bir değişim süreci yaşamamız gerekmektedir.
  5. Bu niteliği ve etkinliği artırmak için, 40 Dönemde arayışına başladığımız mesleki ve örgütsel gündemimizle bilimsel alanı buluşturacak araçları geliştireceğiz.
  6. Bu süreçte temel dayanağımız, mimarlık mesleğinin toplumsal sorumluluğu, bu sorumluluğun belirlediği toplumsal gücü ve bu gücü taşıyan meslektaşlarımızdır.
  7. Bu yüzden, giderek işlevsizleşen, ücretlileşen ve işsizleşen tüm üyeleri kucaklayacak ortak platformların oluşturulması gerekmektedir.
  8. 40. Dönemde ilk belgesi üretilen Türkiye Mimarlık Politikası (TMP) sürecinin; stratejik bütünlüğe eylem programlarıyla kavuşması ve ortak rehberimiz haline gelmesi hedefi, gündemimizdeki yerini sürdürecektir.
Mimarlar Odası'nı tarihsel birikimiyle hak ettiği örgütsel konuma ulaştırmak için, farklı düşünceler taşısak bile mesleki sorumluluğumuzun birleştiriciliğine, yaşanan bütün sorunlara karşın mimarlar arası dayanışmaya güvenerek dönüşüm sürecinin örülebileceğine inanıyoruz. Bu çerçevede "Oda Yapısının Geliştirilmesi" temelinde yapılacak örgütsel hazırlıkları dönem çalışma programının esası olarak kabul ediyor; 1960'lı yıllardan beri vazgeçmediğimiz "Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde; Toplum Hizmetinde Mimarlık!.." hedefini geleceğe taşımak istiyoruz!...


 
Denizli gezisi

Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği gezi ve sosyal etkinlikler komisyonunun düzenlediği Denizli yapı fuarı ve Afrodisyas antik kenti teknik gezisi 28-29-30 Mart 2008 tarihlerinde yapıldı.20 üyemizin katıldığı ve SMG kapsamında 1 kredi ile değerlendirilen Afrodisyas ören yeri, çok dikkatli bir kazı yapılarak, kent yaşamının sürdüğü zamanlardaki görünümü ortaya çıkarılan yerlerden biridir. Bu başarı, 1961 yılında yeniden yapılandırma çalışmalarını titizlikle başlatan Türk arkeologu Kenan Erim'e aittir. Bugün tapınağın sütünlarından bazıları destekli olarak dikilmiştir. Kentin diğer görünümleri daha iyi durumdadır; örneğin 30,000 oturma kapasiteli stadyum Greko-Romen yaşamından arda kalan en iyi örneklerden biridir. Ayrıca kazı sırasında ortaya çıkan diğer örnekler arasında Hadriyan Hamamları, sıcak atmosferli odeon ve harikulade mavi mermer sütunlu Piskopos Sarayı vardır.


FETHİYE BELEDİYESİ ALIŞVERİŞ VE YAŞAM MERKEZİ ULUSAL MİMARİ PROJE YARIŞMASI

" FETHİYE BELEDİYESİ ALIŞVERİŞ VE YAŞAM MERKEZİ " mimari projelerinin elde edilme işi, Kamu İhale Kurumu tarafından 24 Aralık 2002 tarih ve 24973 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği" kuralları içinde, serbest, ulusal ve tek kademeli olarak yarışmaya çıkarılmıştır. Bu yarışmaya Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği üyesi mimarlar katılabilir.

YARIŞMA JÜRİSİ:
DANIŞMAN JÜRİ ÜYELERİ:
BEHÇET SAATCI Belediye Başkanı
DURCAN KAYA Fethiye Belediyesi İmar Müdürü
CAHİT ENGİN Mimar-TMMOB Fethiye Temsilciliği Başkanı
MUSTAFA ŞIKMAN İnş.Y.Müh.-TMMOB Fethiye Temsilciliği Başkanı
T.CENGİZ KAMAN Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı
Etüd Plan Proje Uygulama Daire Başkanı

ASLİ JÜRİ ÜYELERİ:
MUSTAFA MÜRŞİT GÜNDAY ADMMA Mimar (Jüri Başkanı)
BAHRİYE GÖNÜL TAVMAN ADMMA Y.Mimar
HAYRİ ANAMURLUOĞLU G.Ü. Mimar
ALİ OSMAN ÖZTÜRK ODTÜ Y. Mimar
M. ATİLLA ESER İTÜ İnş.Y.Müh.

YEDEK JÜRİ ÜYELERİ:
GUNAY SOLAK A.Ü. Mimar
ZAFER AKDEMIR YTÜ Mimar
MUSTAFA KARACA YTÜ İnş.Y.Müh.

RAPORTÖRLER:
GÜZİDE ÖZKAYA D.E.Ü. Şehir Plancısı
AYLİN BÜBER S.D.Ü. Mimar

ÖDÜLLER
1.Ödüle Net : 30,000,00 -YTL
2.Ödüle Net : 25,000,00 -YTL.
3.Ödüle Net : 20,000,00 -YTL.

MANSİYONLAR
1.Mansiyona Net : 10,000,00 -YTL
2.Mansiyona Net : 10,000,00 -YTL
3.Mansiyona Net : 10,000,00 -YTL
4.Mansiyona Net : 10,000,00 -YTL
5.Mansiyona Net : 10,000,00 -YTL

SATIN ALMA
5 Adet , Her biri Net : 5,000,00 -YTL

Proje teslim tarihi 27/Mayıs/2008 Salı günü saat 17:00 dir.

Yarışma şartnamesi ve eklerini almak için elden veya posta ile ZİRAAT BANKASI FETHİYE ŞUBESİ 38324164-5001 numaralı hesabına 50 YTL yatırıldığını gösteren ve yarışmacının adını ihtiva eden makbuz ile Fethiye Belediyesi Alışveriş ve Yaşam Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması Raportörlüğüne (Cumhuriyet Mah.Atatürk Cad.NO:17 FETHİYE) müracaatlarında şartname kendilerine verilecek ya da taahhütlü olarak postalanacaktır. Şartname 27/Mayıs/2008 Salı gününe kadar satın alınabilir.

Yarışmanın sonucu Fethiye Belediyesi tarafından; Fethiye Belediyesi´nin ve Mimarlar Odası´nın web adresinde ilan edilecektir. Jüri raporu çoğaltılarak tüm yarışmacılara gönderilecektir.

Yarışmaya katılan tüm projeler, sonucun ilanından sonra, ( yeri sonradan belli olacak bir salonda ) sergilenecektir. Sergide yarışma şartnamesi ve jüri raporlarından örnekler bulundurulacaktır. Sergi kolokyum gününü de kapsayacak süre boyunca açık olacaktır. Kolokyum günü, sonuçların ilan edildiği metinde duyurulacaktır.

Yarışma raportörlüğü iletişim bilgileri
Adres : Fethiye Belediyesi Raportörlüğü Cumhuriyet Mah.Atatürk Cad.NO:17 FETHİYE
AYLİN BÜBER
Tel. No : 0 252 614 1020 - Dahili : 114
Faks No : 0 252 614 6792
E-posta : aylinbuber@hotmail.com
Web : www.fethiye.bel.tr


TMMOB MİMARLAR ODASI GENEL KURUL TOPLANTISI DUYURUSU

Odamızın 41. Olağan Genel Kurulu 11-12 Nisan 2008 Cuma - Cumartesi günü saat 10.00'da Oda Genel Merkezinde (Konur Sokak No.4 Kızılay - ANKARA) toplanacak, seçimler 13 Nisan 2008 Pazar günü aynı yerde yapılacaktır. Bu toplantıda çoğunluk sağlanamadığı taktirde Genel Kurul ve seçimler çoğunluk aranmaksızın aşağıda belirtilen gün ve yerde, belirtilen gündem ile yapılacaktır.

Sayın delege ve meslektaşlarımıza duyururuz.

Saygılarımızla
40. DÖNEM YÖNETİM KURULU

GENEL KURUL :
GÜN : 18-19 Nisan 2008 Cuma - Cumartesi
AÇILIŞ : 18 Nisan 2008 Cuma, Saat : 10.00
YER : Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Kültür ve Kongre Merkezi, Kemal Kurdaş Salonu
ANKARA
SEÇİMLER :
GÜN : 20 Nisan 2008 Pazar
SÜRE : Saat 09.00 - 17.00 arası
YER : Mimar Kemal İlköğretim Okulu
Yüksel Caddesi, Kızılay - ANKARA
GÜNDEM :
  1. Yönetim Kurulu adına açılış, başkanlık divanı seçimi, saygı duruşu,
  2. Konuk konuşmaları,
  3. Genel Kurul komisyonlarının seçimi,
  4. 40. Dönem Yönetim Kurulu çalışma raporu, mali rapor ve Denetleme Kurulu
  5. Raporunun görüşülmesi ve Yönetim Kurulunun aklanması,
  6. Yeni Dönem bütçesinin görüşülmesi ve karara bağlanması,
  7. Oda yönetmeliklerinde yapılacak değişiklikler ve yeni yönetmelik önerilerinin görüşülmesi ve karara bağlanması,
  8. Yeni şube açılması istemlerinin görüşülmesi ve karara bağlanması,
  9. Yeni dönem çalışmalarına ilişkin öneriler ve karar taslaklarının görüşülerek karara bağlanması,
  10. Genel Kurul bildirisinin görüşülmesi ve karara bağlanması,
  11. Oda Yönetim Kurulu, Oda Onur Kurulu, Oda Denetleme Kurulu asil ve yedek üyeleri ve Birlik Yönetim, Denetleme ve Yüksek Onur Kurulu ile Birlik Genel Kuruluna katılacak asil ve yedek delege adaylarının belirlenmesi ve duyurulması,


Bodrum Yarımadası'nın Çevresel ve Yapısal Geleceği Sempozyumu sona erdi


TMMOB Bodrum Yarımadası'nın Çevresel ve Yapısal Geleceği Sempozyumu 6-9 Mart 2008 tarihleri arasında İlçe Kordinasyon Kurulunun (İKK) başarılı ve özverili çalışması sonucunda tamamlandı. Toplam dört gün süren sempozyum kapsamında, 10 oturum ve yarımada gezisi düzenlendi.

Sempozyumun açılış konuşmaları sırasıyla; Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu Sekreteri Semayi Yaman, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Muğla Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selmin Tufan, Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan, Muğla Vali Yardımcısı Recep Yüksel tarafından yapıldı. Bodrum'da çalışan TMMOB üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği sempozyumda, 15 üniversiteden bilim insanları, TMMOB'ye bağlı Odaların yönetici ve üyeleri ile çeşitli sivil toplum örgütü yöneticileri tarafından 59 adet bildiri sunuldu.

TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu Sekreteri Semayi Yaman açılışta yaptığı konuşmada, sempozyumun Bodrum'un çevresel ve yapısal sorunlarına dikkat çekmek amacından öte, geleceğe dair uygulanabilir çözüm önerilerini de içeriyor olmasına gayret ettiklerini belirtti. Yaman, sempozyumun Bodrum'un doğal güzelliklerinin ve kültürel derinliğinin, evrensel ortak değer olarak algılanması ve korunması yönünde faydalı olacağı inancı taşıdığını söyledi.

Sempozyum bildirileri İKK tarafından kitapçık haline getirilmiş olup, odamız kütüphanesinde üyelerimizin kullanımına sunulmuştur.


 
Stratonikeia gezisi

24 Şubat 2008 tarihinde yapılan Muğla Şube 2.Olağan Genel Kurulu ve seçimlerine katılan üyelerimizle, Temsilciliğimiz tarafından sağlanan ulaşım organizasyonuyla , dönüş yolumuz üzerinde bulunan Stratonikeia antik kentine rehberimiz Sayın Güler Bener eşliğinde topluca bir gezi yaptık.

Stratonikeia antik kenti, Yatağan ilçesinin 6-7 km. batısındaki Eskihisar köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kent, M.Ö. 3. yüzyılda kurulmuştur. Yapılan araştırmalara göre; Suriye Kralı I. Antiokhos tarafından eşi Stratonike için kurulduğu söylense de arkeolojik buluntular ve yazılı kaynaklar daha önce de burada bir şehir bulunduğunu göstermektedir. Gezgin ve yazar Strabon'a göre, çok güzel yapılarla donatılan kent, bilinmeyen bir tarihte Rodos'a armağan edilmiş, M.Ö. 167 yılında ise Roma Senatosunca Karia'nın bağımsızlığına karar verilince, Rodos egemenliği sona ermiştir. Yapılan kazılarda ele geçirilen sikkelerden, Stratonikeia sikkelerinin Rodos'tan bağımsızlığını kazandığı M.Ö. 167'den itibaren basılmaya başlandığı ve Gallienus (M.S. 253 - 268) zamanına kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.

Kentin akropolü güneydeki dağın tepesinde olup, kuzeyinde, yamaçtaki bir teras üzerinde (şimdiki kentler arası yolun hemen altında), bir yazıtta imparator tapınımına ayrıldığı yazılan küçük bir tapınağın kalıntıları göze çarpar. Bunun aşağısında da büyük bir tiyatro bulunmaktadır. Tiyatronun tek diazoması vardır. Sahne binasının kalıntıları, yapılan kazılarda büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır.

Muğla Şube Seçimleri yapıldı

 

Temsilciliğimizin de bağlı bulunduğu Mimarlar Odası Muğla Şube'nin 2. Olağan Genel Kurulu ve 2. Dönem Yönetim Kurulu ve Şube Organları seçimi 23-24 Şubat 2008 tarihinde Muğla Konakaltı Kültür Merkezi'nde yapıldı.

23 Şubat günü yapılan genel kurulun ardından 24 şubat günü aynı yerde yapılan seçimlerde Muğla ili ve temsilciliklerinden 183 katılım oldu.

Oyların sayımı ile yönetim, denetleme ve soruşturma uzlaştırma kurullarına seçilen üyelerin listesi, 3 mart 2008 tarihinde yapılan ilk toplantıda sonuçlanan görev dağılımı ile birlikte aşağıdadır.

Yönetim Kurulu
Asil Üyeler
Yönetim Kurulu
Yedek Üyeler
Sinan Akyurtlaklı (Başkan)
Levent Tanju Uysal (Başkan yardımcısı)
Ulaş Dural (Sekreter Üye)
Osman Köseoğlu
Suat Selvi
Vecdet Seçer
Oğuz Develi
Oktay Kartal
Atalay Hasdemir
Cumhur Osman Alyanak
Zeynep Damsarsan Türköz
Belgin Özütok
Hatice Gül köse
Denetleme Kurulu
Asil Üyeler
Denetleme Kurulu
Yedek Üyeler
Vildan Şahan
Ferhat Yaşyerli
Cenk Çoktezcanlı
Nail Erkut Söylev
Mehmet Adil Fırat
Rıza Erdinç Soykök
Ali Haydar Pekdemir
Sibel Ergin
Suphi Demiray
Zeliha Hilal Buğday
Soruşturma-Uzlaştırma Kurulu
Asil Üyeler
Soruşturma-Uzlaştırma Kurulu
Yedek Üyeler
Kaynak contepe
Ayten Arslan
Özgür Çömez
Kamil İlhan Erkanı
Yusuf Kazanderes
Beray Manzak
Figen Gürsoy Yaşyerli
Aysel Demir
Sema Kumyol Ridpath
Zehra Şenaltındağ



Bodrum Yarımadası'nın Çevresel ve Yapısal Geleceği Sempozyumu başladı

TMMOB'a bağlı odaların Bodrum Temsilcilikleri tarafından oluşturulan Bodrum ilçe koordinasyon kurulu'nun organize ettiği Bodrum Yarımadası'nın Çevresel ve Yapısal Geleceği Sempozyumu başladı.

6-7-8 Mart 2008 tarihlerinde Bardakçı Koyu Azka Otel'de yapılacak açılış konuşmaları ve bildiriler ile başlayacak olan sempozyum, 8 Mart öğleden sonra Nurol Kültür merkezindeki forum ile devam edecek ve 9 Mart günü Yarımada gezisi ile tamamlanacaktır. Ayrıntılı sempozyumun programına buradan ulaşabilirsiniz.


Temsilciliğimizin 23 Dönem Çalışma Programı Oluşturuldu

Temsilcilik seçimli toplantımızda görev alan 23. Dönem Yönetim Kurulumuz, çalışma akslarını ve ilkelerini belirlediği Çalışma Programını hazırladı.

Çalışma Programımız


PEDESA GEZİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK

12 Ocak 2008 Cumartesi günü Konacık Beldemizde yer alan Pedesa ören yeri teknik gezimizi gerçekleştirdik. Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi ve Pedesa Kazı Başkanı Prof. Dr. Adnan Diler ve ekibinin de kazı hakkında bilgi verdiği gezimize bir çok meslektaşımız katıldı.

Prof. Dr. Diler'in, bölgenin Leleglere kadar dayanan, Bizans ve Osmanlı'ya kadar devam eden tarihsel geçmişi ve yapılanma koşulları hakkında yaptığı anlatım yöremizin tarihsel geçmişine ilişkin sağlam bir perspektif oluşturmamıza katkıda bulundu.

Gezimiz, hep beraber yapılan bir küçük piknikle sonlandırıldı.


TEMSİLCİLİĞİMİZİN 23. DÖNEM SEÇİMLİ TOPLANTISI YAPILDI VE 23. DÖNEM YÖNETİM KURULUMUZ SEÇİLDİ
Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği'nin 23. Dönem Seçimli Toplantısı 08 Aralık 2007 Cumartesi ve 09 Aralık 2007 Pazar günleri Bodrum Ticaret Odası Toplantı Salonunda yapıldı.

9 Aralık Pazar günü gerçekleştirilen seçimde 23. Dönem Yönetim Kurulumuza aşağıdaki meslektaşlarımız seçildi ve 10 Aralık Pazartesi gerçekleştirdikleri toplantıda görev dağılımı yapıldı.


23. Dönem Yönetim Kurulu Toplantı halinde

Asil Yönetim Kurulu Üyeleri

Mahmut YILDIRIM - Başkan
A. Figen NARİN - Yönetim Kurulu Sekreteri
Hamdi ERDOĞAN - Sayman Üye
Cevat KALFA
Ahmet Erdem MERMER

Yedek Yönetim Kurulu Üyeleri

Banu Tok DOĞAN
Ayşegül AKPINAR
Çetin BOZDAĞ
Seçil ATICI
Suat TÜRKÖZ





Bilirkişilik Semineri Gerçekleştirildi:

SMGM Muğla İlinde faaliyet gösterecek bilirkişiler için düzenlenen periodik eğitim Bodrum'da gerçekleştirildi. 28-29 Eylül tarihlerinde Karia Princess Otelin'de gerçekleştirilen seminer SMGM kapsamınde değerlendirildi.

Bilirkişilik eğitiminin içeriği aşağıdaki metinde sunulmaktadır...

 Bilirkişilik Eğitimi



ÜYE TOPLANTIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK:

24 Eylül 2007 günü, saat 15:00 18:00 arası, Ticaret Odası Toplantı Salonunda, Temsilcilik çalışmalarının genel değerlendirmesini yapmak ve 1/25000 Çevre Düzeni Planı yapımında gelinen son noktayı paylaşabilmek amacıyla, üye toplantımızı gerçekleştirdik. Geniş katılımlı toplantıda, Temsilciliğimizin bu dönem calışmalarına ilişkin değerlendirmelerin yanında, gelecek dönemde yapılması gerekenlere ilişkin de tartışmalar açıldı. Toplantının önemli bir kısmı da 1/25000 çevre düzeni planında gelinen son noktanın tartışılmasına ayrıldı. Her iki başlık da yine üye toplantılarında geliştirilerek, Temsilciliğimizce gündemde tutulmaya devam edilecektir.

SEMPOZYUM
Bodrum Yarımadası'nın Çevresel ve Yapısal Geleceği Sempozyumu 2008


6-9 Mart 2008
http://bodrumsempozyum.tmmob.org.tr
bodrum.sempozyum@tmmob.org.tr
TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu,
Bodrum

Bildiri Özetleri Son Gönderme Tarihi: 30 Kasım 2007

TMMOB, "Bodrum Yarımadası'nın Çevresel ve Yapısal Geleceği" başlıklı bir sempozyum düzenliyor. Sorunların zamanında ve doğru teşhis edilebilmesi, planlamada yeni yönetim modelleri geliştirilmesi, etkin çözümlerin üretilmesi, gereksinimlerin karşılanması, doğal çevreyi tahrip etmeden ekonomik kalkınmanın sağlanması ve yaşanabilir yerleşim alanlarının oluşmasına katkı yapacak çözümlerin tartışılması amacı ile düzenlenen sempozyum konuları şöyle;



Bodrum Yarımadası'nın Yapısal Planlaması ve Yönetim
1) Bodrum Yarımadası'nın kentsel ve çevresel planlama sorunları
2) Bodrum Yarımadası'nın kentsel-kırsal kimliğinin günümüze yansıması
3) Bodrum Yarımadası'nın yerel yönetim vizyonları, rolleri ve etkileri
4) Bodrum Yarımadası'nın turizm çeşitliliği ve alternatif turizm olanakları
5) Bodrum Yarımadası'nın diğer sektörlerde ekonomik olanakları

Bodrum Yarımadası'nın Altyapı, Çevre ve Ulaşım Sorunları
1) Bodrum Yarımadası'nın su ihtiyacı ve çözümlerli
2) Bodrum Yarımadası'nın arıtma sistemi ve geri kazanımı
3) Bodrum Yarımadası'nda katı atık toplama, imha ve geri kazanım
4) Bodrum Yarımadası'nın ulaşım sistemleri

Bodrum Yarımadası'nın Coğrafi, Çevresel ve Yer Bilimsel Özellikleri: Olanaklar-Riskler
1) Bodrum Yarımadası'nda orman, kıyı ve deniz kullanımı
2) Bodrum Yarımadası'nda yangın ve fiziki müdahaleler ile mücadele
3) Bodrum Yarımadası'nın depremselliği ve gerekli önlemler

Bodrum Yarımadası'nın Mevcut Enerji Sistemleri ve Geleceği
1) Bodrum Yarımadası'ndaki mevcut elektrik sistemlerinin sorunları ve bunların giderilmesi
2) Bodrum Yarımadası'nda yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarının kullanımı

Sempozyum Takvimi:
Bildiri özetleri son gönderme tarihi 30 Kasım 2007
Kabul edilen bildirinin son gönderme tarihi 30 Aralık 2007
Sempozyum Tarihi: 6-9 Kasım 2008

Bildiri özetleri 200 kelimeyi geçmeyecek şekilde A4 kağıdını 12 punto ile yazılacak ve son gönderme tarihine kadar sempozyum iletişim adresine e-posta ile gönderilecektir.

Bilgi İçin:
Sekretarya - TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu
A: Temel Yap Merkezi 2/2 Bodrum – Muğla
T: (252) 317 1919
F: (252) 217 1501
E: bodrum.sempozyum@tmmob.org.tr
http://bodrumsempozyum.tmmob.org.tr


BASIN AÇIKLAMASI : SAĞLIKLI VE GÜVENLİ BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI TOPLUMSAL BİR TALEP HALİNE GELMEDİKÇE AFETLERİN YOL AÇTIĞI YIKIMLAR KAÇINILMAZ OLACAKTIR!... 17.08.2007

 

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI TOPLUMSAL BİR TALEP HALİNE GELMEDİKÇE AFETLERİN YOL AÇTIĞI YIKIMLAR KAÇINILMAZ OLACAKTIR!...

1999 Depremlerinin yıkıcı etkisinin acı anılarıyla dolu olan bizler; bu yıkıntıların arasından, kamu yönetiminin ciddi zihinsel ve yapısal bir dönüşüm geçireceğini ümit etmiştik. Ancak aradan geçen sürede gördük ki, toprak rantına dayalı politikalar değişmedi, gelişerek yeni bir aşamaya geldi; beklenen dönüşüm yerine "kentsel dönüşüm" adı altında hazırlanan yeni imar operasyonları ile artık tüm değerlerimiz uluslararası yağmaya açıldı.

Aradan geçen süreyi değerlendirdiğimizde; 1999 sonrası kamu eliyle yürütülen tüm uygulamaların her açıdan bütünsellikten uzak olduğunu görüyoruz:

Planlama süreçlerine bakıldığında; çok otoriteli bir planlama süreci ile karşılaşılmaktadır. Plan yetkisi bulunan kurumların planlama bütünlüğü açısından birbiriyle ilişkisi yeterince tanımlanmadığı gibi, farklı kurumlarca "eş zamanlı" ve birbirlerinden bağımsız sürdürülmekte olan farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki eşgüdüm kopukluğu ciddi boyutlara ulaşmaktadır.

Kentsel Dönüşüm adı altında; küresel sermayenin yönlendirdiği imar operasyonları ile kentlerimiz tehdit altındadır. Kentin eskimiş, ancak değerli olan sanayi alanlarını, tarihsel dokusunu, gecekondu bölgelerini, afet tehdidi de bahane edilerek küresel finans güçlerinin yönlendirdiği bir emlak geliştirme sürecine dönüştüren bu projelerin, ürettiği insansız ve kimliksiz mekânlarla, kentin sorunlarını çözmekten çok, sorunları artırdığı ya da artıracağı anlaşılmaktadır.

Yapılaşma ile ilgili mevzuatımız; bütünsel bir değerlendirme süreci yerine parçacı-günlük yaklaşımlarla yapılan değişikliler, daha sonra yeniden değiştirilmek zorunda kalmaktadır.

Bu nedenlerle aşağıdaki görüş ve taleplerimizi kamuoyuna sunuyoruz:

Yasal düzenlemeler bütünlüğe kavuşturulmalıdır!... Yapılı çevrenin oluşumuna ilişkin yasaların, parçacıl düzenlemelerle sorumsuzluk zinciri yaratmak yerine tek bir yasa bütünlüğü içinde düzenlenmesi gerekmektedir.

Planlama süreci bütünselliğe kavuşturulmalıdır!... Yerleşmelerin, ülke coğrafyasına dengeli biçimde dağılımını sağlayan, çağdaş-bilimsel planlama yaklaşımı esas alınmalı, kurumlar arası yetki karmaşasına son verilerek "planlama sürecinin bütünlüğünü sağlayacak merkezî bir kurumsal yapı oluşturmak için düzenlemeler" yapılmalıdır.

İvedi gereksinim yaşam çevrelerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi ve kentsel yapı stokunun iyileştirilmesidir!... Bu kapsamda, acilen yapı stoku envanter çalışması, kaçak yapıların izlenmesi – denetlenmesi, imar planlarında sağlıklaştırma program alanlarının belirlenmesi, yapı stoku açısından sorunlu olduğu tespit edilen bölgelerde sağlıklaştırma çalışmalarının yapılması gerekmektedir.

Kentsel dönüşüm adı altında yapılan operasyonlar sona erdirilmeli, sorunlu yerleşmelerin tasfiyesi kamu ve toplum yararı ilkesine göre yapılmalıdır!.. Kentin yapı stoku açısından can ve mal kayıplarının fazla olacağı tespit edilen bölgelerinin boşaltılması ve gerekli teknik-sosyal alt yapıya sahip, güvenli yapılardan oluşan bölgelere taşınması gerekmektedir.

Kamu yönetimi afet olgusunu bütünsel olarak ele almalıdır!.. Kentlerimizin afetlere hazırlanması ve ortaya çıkabilecek zararların en aza indirilebilmesi için yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır.

Kuraklık (susuzluk) afet kapsamında değerlendirilmelidir!.. Küresel iklim değişikliği koşullarında su ve enerji kaynaklarını hızla yitiren ülkemizde, arazi kullanım kararlarının da enerji sakınımı ve yenilenmesine kaynaklık edebilecek biçimde oluşturulması gerekecektir.

Denetim sistemi bütünsel olarak ele alınmalıdır!.. Denetim, yapı üretiminin her aşamasında; malzemesinden yüklenicisine kadar uzanan bütünsellikte ele alınmalıdır.

Kentsel dönüşüm uygulamaları tarihsel ve doğal mirasın yok edilmesine yol açmamalıdır!.. Uzun bir sürede nice emekle örülmüş nice endüstriyel ve tarihsel miras örnekleri, kıyılar, ormanlar ve tarım toprakları bu uygulamalarla yok edilmemelidir.

Yaşam alanlarımız pazarlanacak bir meta değildir!.. İnsanı temel almayan, yapı kültürünü, yani yaşam alanlarımızı metalaştıran yaklaşımlardan vazgeçilmelidir.

Afetlere yönelik planlama süreci, yoksulluğun ve eşitsizliğin azaltılmasını hedeflemek zorundadır!.. Toplumsal eşitsizlik ve yoksulluğun bir yansıması olan sağlıksız ve güvensiz yerleşmelere yönelik sosyo-ekonomik programlar oluşturulmazsa; afetlerin yıkıcı etkisi azaltılamaz.

Kentsel dönüşüm uygulamalarını izleyecek sivil örgütlenmeler oluşturulmalıdır!.. İnsani gerekçelerden uzak acele kamulaştırma ve tasfiye operasyonları ile başlayan uygulamaları, amaçlar, araçlar ve yöntemler açısından izleyecek yapılar oluşturulmalıdır.

Sağlıksız ve güvensiz yerleşmelerde yaşamak bir kader değildir!.. Sağlıklı ve güvenli bir kentsel yaşamın en temel insan hakkı olduğunu bilincimize taşınmadığı takdirde, yeni yıkım acılarıyla dolu bir geleceğimizin olması kaçınılmazdır.

Kamu yönetiminden sağlıklı ve güvenli bir yaşam çevresi talep etmek; kent, kültür, demokrasi ve mimarlık politikası için gerekli olduğu kadar, afetler politikasının da temelini oluşturmaktadır.

"Dönüşüm Sürecinde Kentler; Afetler ve Kentsel Projeler" Panel/Forumu Sonuç Bildirisi aşağıdadır:

"DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE KENTLER; AFETLER VE KENTSEL PROJELER" PANEL/FORUM SONUÇ BİLDİRİSİ

11 AĞUSTOS 2007

17 Ağustos 1999'dan Bu yana yapılanlar ve yapılmayanlar gösteriyor ki;

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI TOPLUMSAL BİR TALEP HALİNE GELMEDİKÇE AFETLERİN YOL AÇTIĞI YIKIMLAR KAÇINILMAZ OLACAKTIR!...

Artık hepimiz biliyoruz ki, 1950'lerden beri süregelen kentleşme, planlama ve yapılaşma sorunları, kamu otoritesinin inisiyatifiyle yapılan imar yanlışlarından kaynaklanmaktadır. Tüm doğal ya da insan eliyle yaratılan afetlerin yıkıcı etkisi artıran da bu yanlışlardan oluşan imar politikalarıdır. Her afetten sonra tekrar tekrar ifade edilen "planlama kararlarından başlayarak tasarım, uygulama, denetim ve kullanım süreçlerinden oluşan 'yapı üretim süreci'ne ilişkin bütünsel bir sistemimizin bulunmaması" sonucunu yaratan bu imar politikalardır. Dolayısıyla bu sürecin asli sorumluluğu, "yalnızca afet etkenini değil, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri oluşturmak için bütün etkenleri gözetmesi gereken" ve bu anlamda anayasal bir görevi bulunan kamu yönetiminde ve bu uygulamaları fiilen yürüten yerel yönetimlerdedir. 1999 Depremlerinin yıkıcı etkisinin acı anılarıyla dolu olan bizler; bu yıkıntıların arasından, kamu yönetiminin ciddi zihinsel ve yapısal bir dönüşüm geçireceğini ümit etmiştik. Ancak aradan geçen sürede gördük ki, toprak rantına dayalı politikalar değişmedi, gelişerek yeni bir aşamaya geldi; beklenen dönüşüm yerine "kentsel dönüşüm" adı altında hazırlanan yeni imar operasyonları ile artık tüm değerlerimiz uluslararası yağmaya açıldı.

1999 Sonrası Merkezî ve Yerel Yönetim Uygulamaları Her Açıdan Bütünsellikten Uzaktır!

Planlama süreçlerine bakıldığında; çok otoriteli bir planlama süreci ile karşılaşıyoruz. Turizm alanlarında, özel çevre koruma bölgelerinde, organize sanayi bölgelerinde, serbest bölgelerde, özelleştirme kararı bulunan alanlarda, toplu konut alanlarında, ormanlarda ve kıyılarda vb. yapılan planlara ilişkin yetkiler, yerel yönetimler dışındaki kurumlara verildi. Özel idare yasasında; il çevre düzeni planlarının büyükşehir belediyelerinin de katılımıyla, il özel idaresi tarafında yaptırılacağı ifade ediliyor. Değişen Çevre Kanunu'nda da 1/100.000 ve 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının Çevre Bakanlığı tarafından yapılacağı belirtiliyor. Ancak plan yetkisi bulunan kurumların planlama bütünlüğü açısından birbiriyle ilişkisi yeterince tanımlanmadığı gibi, farklı kurumlarca "eş zamanlı" ve birbirlerinden bağımsız sürdürülmekte olan farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki eşgüdüm kopukluğu ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Diğer taraftan bölge plan kavramı unutturularak kalkınma ajanslarıyla ülke yeniden bölgelendirilmeye çalışılmakta, kasıtlı bir plan karmaşası yaratılmaktadır.

Kentsel Dönüşüm adı altında; küresel sermayenin yönlendirdiği imar operasyonları ile kentlerimiz tehdit altındadır. Kentin eskimiş, ancak değerli olan sanayi alanlarını, tarihsel dokusunu, gecekondu bölgelerini, afet tehdidi de bahane edilerek küresel finans güçlerinin yönlendirdiği bir emlak geliştirme sürecine dönüştüren bu projelerin, ürettiği insansız ve kimliksiz mekânlarla, kentin sorunlarını çözmekten çok, sorunları artırdığı ya da artıracağı anlaşılmaktadır. Bu projelerle, açıkça yüzergezer dünya sermayesinin kentlere çekilmesi amaçlanmakta, kentler bu anlamda birbirleriyle yarıştırılmaktadır. Yaşayanların tasfiyesini ve mülklerin hızla el değiştirmesini öngören bu yaklaşımla kentsel projeler, yerel yağma güçlerinin de katılımıyla yeni yoksullaşma-zenginleşme biçiminin de kaynağı haline getirilmek istenmektedir. Fiziksel bir değişim aracı olmaktan çok, kalkınma-gelişme politikaları varsayımları açısından da bağımlılığı güçlendiren bu süreç, kentlerimizin ve ülkemizin bütün değerlerinin yok olmasına, yabancılaştırılmasına neden olabilecek bir varlıksızlaştırma sürecini öngörmektedir. TBMM'de bekleyen "Kentsel Dönüşüm Yasası" ile imar suçları aklanmak, kamusal denetim ortadan kaldırılmak, halka ait kamusal güç özel girişime terk edilmek istenmektedir. Deprem gerekçesiyle üretilen 5366 sayılı yasa bağlamında yapılan kentsel yenileme uygulamalarının, herhangi bir üst plan belgesine bağlı olmadan, kamusal denetimden kaçırılan rant amaçlı projelerle yürütülmek istenmesi, bilimsel kuralları ve kamu yararını gözardı eden yaklaşımın en tipik göstergesidir. Acele kamulaştırma yolu kullanılarak ciddi bir mülkiyet dönüşümü yaratan bu uygulamalar, toplumsal ayrışmalara ve sorunlara da yol açmaktadır.

Yapılaşma ile ilgili mevzuatımız; bütünsel bir değerlendirme süreci yerine parçacı-günlük yaklaşımlarla yapılan değişikliler, daha sonra yeniden değiştirilmek zorunda kalmıştır. Yapı denetim yükümlülüğüne ilişkin kamusal sorumluluğun transferini amaçlayan, sırasıyla PM Genelgesi, 595 ve 601 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ve 4708 Sayılı Yapı Denetim Yasası yürürlüğe girmiştir, şimdi bu yasanın da değişmesi gündemdedir. Büyükşehirler dışında uygulanmakta olan imar yönetmeliklerinde bazı değişiklikler yapılmış, bu değişikliklerle inşaat faaliyetlerinin denetim altına alınması amaçlanmış, ancak konunun bir bütün olarak ele alınmaması ve parçacı bir yaklaşımla kısmi değişiklikler yapılması nedeniyle mevzuat açısından istenilen sonuca ulaşılamamıştır. Yapılaşmaya ilişkin mevzuatımız, yapılan sayısız yasal düzenlemelerle ve yasa girişimleriyle giderek karmaşıklaştırılmakta, bütünsel bir mevzuat oluşumuna yönelik her hangi bir çabaya rastlanamamaktadır.

Önlemler - Öneriler

Yasal düzenlemeler bütünlüğe kavuşturulmalıdır!... Yapılı çevrenin oluşumuna ilişkin yasaların, parçacıl düzenlemelerle sorumsuzluk zinciri yaratmak yerine tek bir yasa bütünlüğü içinde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ilgili tüm kurum ve kuruluşların ve meslek odalarının görüşleri de alınarak imar mevzuatında köklü bir değişiklik yapılması, halihazır haritaların, afet haritalarının ve imar planlarının yapımından, parselasyon planlarına, kaçak yapı ile mücadeleden gecekondu sorununa, yapı denetiminden tüm cezai sorumluluklara kadar bir dizi yasa ve yönetmeliği içeren genel bir mevzuat değişikliğinin yapılması, hepsinin aynı anda yürürlüğe girmesi ve geçiş sürecinin de yürürlükteki tüm yasalar dikkate alınarak, gerek teknik gerekse hukuki anlamda iyi organize edilmesi gerekmektedir.

Planlama süreci bütünselliğe kavuşturulmalıdır!... Yerleşmelerin, ülke coğrafyasına dengeli biçimde dağılımını sağlayan, tüm değerlerle birlikte kültürel ve doğal değerlerin tahribatını önlemeyi öngören, giderek yaşanmaz hale gelen kentlerin büyüme hızını kontrol altına almayı hedefleyen, çağdaş-bilimsel anlamda planlama yaklaşımı esas alınmalı, bakanlıklar ve kurumlar arası yetki karmaşasına son verilerek "planlama sürecinin bütünlüğünü sağlayacak merkezî bir kurumsal yapı oluşturmak için düzenlemeler" yapılmalı, tüm birikim bu amaçla seferber edilmelidir. Bu kapsamda, ilgili meslek odalarının ve ilgili kamuoyunun bugüne kadar yaptığı uyarılar ciddiye alınmalı, görüş ve önerileri artık dikkate alınmalıdır.

İvedi gereksinim yaşam çevrelerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi ve kentsel yapı stokunun iyileştirilmesidir!... Bu kapsamda, acilen yapı stoku envanter çalışması, kaçak yapıların izlenmesi – denetlenmesi, kamuya ait binaların güvenilirliği konusunda araştırmalar yapılması, yol-kanal-köprü vb. alt ve üst yapı ve tesislerin güçlendirilmesi, imar planlarında sağlıklaştırma program alanlarının belirlenmesi, yapı stoku açısından sorunlu olduğu tespit edilen bölgelerde sağlıklaştırma çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Bu projenin gerçekleştirilmesinde izlenecek yöntemlerin, kamusal yükümlülüklerini gözeten ilgili akademik çevreler, ilgili kurum kuruluşlar ve ilgili meslek odaları ile birlikte saptanması ve projenin birlikte yürütülmesi programlanmalıdır.

Kentsel dönüşüm adı altında yapılan operasyonlar sona erdirilmeli, sorunlu yerleşmelerin tasfiyesi kamu ve toplum yararı ilkesine göre yapılmalıdır!.. Kentin yapı stoku açısından herhangi bir afette can ve mal kayıplarının fazla olacağı tespit edilen bölgeler ile afete maruz diğer heyelan vb. bölgelerinin boşaltılması ve gerekli teknik-sosyal alt yapıya sahip, güvenli yapılardan oluşan bölgelere taşınması gerekmektedir. Ayrıca, yine sağlıksız yapılaşmanın bulunduğu tespit edilen bölgelerde gereksinim duyulan teknik ve sosyal altyapı alanlarının kendi içinden ayrılması, yapı karakterinin güvenli ve düzenli hale getirilmesi, bu kapsamda bölgede yaşayanları yerinde, daha güvenli yapılara ve standartları yükseltilmiş yaşam alanlarına kavuşturmak amaçlanmalıdır.

Kuraklık (susuzluk) afet kapsamında değerlendirilmelidir!.. Planlama açısından önemli bir veri olan temel ulaşım kararlarının, birçok etkenle birlikte küresel iklim değişikliği etkenini gözetecek biçimde yenilenmesi, karayollarına dayalı değil, raylı-toplu taşıma bağlamında oluşturulması zorunluluk kazanmaktadır. Küresel iklim değişikliği koşullarında su ve enerji kaynaklarını hızla yitiren ülkemizde, arazi kullanım kararlarının da aynı yaklaşım bağlamında enerji sakınımı ve yenilenmesine kaynaklık edebilecek biçimde oluşturulması gerekecektir.

Kamu yönetimi afet olgusunu bütünsel olarak ele almalıdır!.. Kentlerimizin afetlere hazırlanması ve ortaya çıkabilecek zararların en aza indirilebilmesi için yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Mevcut yönetim anlayışı ile sistemin rasyonelleşmesi olanaklı değildir. Stratejik bütünsellik içinde kısa, orta ve uzun dönemde hangi sonuçların elde edilmek istendiği açıkça belirlenmeli ve bu hedeflere yönelik kamu kurumlarının işbirliği ve eşgüdümü sağlanmalıdır.

Denetim sistemi bütünsel olarak ele alınmalıdır!.. Denetim, yapı üretiminin her aşamasında; malzemesinden yüklenicisine kadar uzanan bütünsellikte ele alınmalıdır. Yapı denetimi, kamusal bir hizmet olarak şirketler eliyle değil, bu alanda yetkilendirilmiş kişisel mesleki sorumlulukla yapılmalı ve meslek odalarının denetiminde bir kurumlaşmaya dönüştürülmelidir. Yapı denetim sistemi, yapı üretim sürecinin bütününü denetleyecek bir bakışla ele alınmalı, bu bağlamda diğer kamu denetim, mali denetim (sigorta) ve planlama süreçleriyle ilgili yasal düzenlemelerle desteklenmeli, bütün etkenleri birlikte değerlendiren, yapı norm ve standartlarına bağlı olarak "kalite güvence sistemi" oluşturulmalıdır. Bu kapsamda bütün kaynaklar harekete geçirilmeli, yapı üretim sürecinin her aşamasında görev yapan meslek insanları için sicil ve yeterlilik sistemi oluşturulmalı, hizmet öncesi ve meslek içi eğitim çalışmaları düzenlenmeli, bu alanda meslek örgütleri ve akademik çevrelerle ilgili idareler, işbirliği ortamı oluşturmalıdır.

Kentsel dönüşüm uygulamaları tarihsel ve doğal mirasın yok edilmesine yol açmamalıdır!.. Uzun bir sürede nice emekle örülmüş nice endüstriyel ve tarihsel miras örnekleri, kıyılar, ormanlar ve tarım toprakları bu uygulamalarla yok edilmemelidir.

Sonuç

Yaşam alanlarımız pazarlanacak bir meta değildir!.. İnsanı temel almayan, yapı kültürünü, yani yaşam alanlarımızı metalaştıran yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Kenti, kültürü, siyaseti, mimarlığı ve insanı köleleştiren bu yaklaşım, yıllardır süregelen ekonomi-politikalar sorgulanmadan değiştirilemez.

Afetlere yönelik planlama süreci, yoksulluğun ve eşitsizliğin azaltılmasını hedeflemek zorundadır!.. Yaşam çevrelerimizin planlanması, sosyo-ekonomik planlama sürecinden bağımsız olamaz. Toplumsal eşitsizlik ve yoksulluğun bir yansıması olan sağlıksız ve güvensiz yerleşmeler olgusuna yönelik sosyo-ekonomik programlar oluşturulmazsa; afetlerin yıkıcı etkisi de azaltılamaz.

Kentsel dönüşüm uygulamalarını izleyecek sivil örgütlenmeler oluşturulmalıdır!.. İnsani gerekçelerden uzak acele kamulaştırma ve tasfiye operasyonları ile başlayan uygulamaları, amaçlar, araçlar ve yöntemler açısından izleyecek yapılar oluşturulmalı, kamuoyu bu uygulamalarla ilgili sürekli bilgilendirilmelidir.

Sağlıksız ve güvensiz yerleşmelerde yaşamak bir kader değildir!.. Sağlıklı ve güvenli bir kentsel yaşamın en temel insan hakkı olduğunu bilincimize taşınmadığı takdirde, yeni yıkım acılarıyla dolu bir geleceğimizin olması kaçınılmazdır. Bu anlamda toplum, yaşam çevrelerine sahip çıkarak mevcut uygulamalara karşı harekete geçmeli ve hakkını talep edebilir hale gelmelidir. Ranta ortak olma umuduyla zihinleri bulandırılan bir toplumun, kendi yaşamsal taleplerini politik bir hedefe yönlendirmesi çok olanaklı olamayacaktır.

Kamu yönetiminden sağlıklı ve güvenli bir yaşam çevresi talep etmek; kent, kültür, demokrasi ve mimarlık politikası için gerekli olduğu kadar, afetler politikasının da temelini oluşturmaktadır.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu



Temsilciliğimizde Archicad 10 - Bilgisayar Destekli Tasarım Programı Eğitimi Başladı.

Temsilcilimizde, 3-4 Ağustos tarihlerinde ilk dersleri gerçekleştirilen bilgisayar destekli tasarım probramı Archicad 10 kursu başladı. Dört hafta boyunca Cuma ve Cumartesi günleri, gün de 6 saat olmak üzere toplam 48 saatte tamamlanacak kurs, bu program hakkında hiç bilgisi olmayan kullanıcıyı orta-ileri düzeye getirmek üzere tasarlanmıştır. Katılım 15 kişi ile sınırlı tutulmuştur.

Kurs, gösterilen yoğun ilgiden dolayı önümüzdeki ay tekrarlanacaktır.


Değerli Üyemiz,

Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliğinin 23. Dönem Seçimli Toplantısı 01-02 Aralık 2007 tarihlerinde saat 10:00'da Mimarlar Odasında aşağıda belirtilen gündem ile toplanacaktır.

Çoğunluğun sağlanamaması halinde ise aynı gündemle 08 Aralık 2007 Cumartesi ve 09 Aralık 2007 Pazar günleri Bodrum Ticaret Odası Toplantı Salonunda saat 10:00 - 17:00 arasında çoğunluk aranmaksızın toplanacaktır.

GÜNDEM :

08 Aralık 2007 Cumartesi (saat 10:00 - 17:00)
1- Açılış
2- Başkanlık Divanının seçimi ve Saygı Duruşu
3- Gündemin kesinleştirilmesi
4- Konuk konuşmaları
5- 22. Dönem Çalışma Raporunun görüşülmesi ve karara bağlanması
6- Yeni Dönem Bütçesinin görüşülmesi ve karara bağlanması
7- Dilekler ve Öneriler

09 Aralık 2007 Pazar (saat 10:00 - 17:00)
1- Adayların belirlenmesi (saat 10:00 - 12:00 arası)
2- Seçimler (saat 12:00 - 17:00 arası)

Toplantıya katılmanızı önemle rica ederiz.

Saygılarımızla.

MİMARLAR ODASI
BODRUM TEMSİLCİLİĞİ

1/25000 plana itirazımız...
Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanarak gönderilen ve Yarımada Belediyelerince askıya çıkartılan Muğla Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'na itiraz metnimizi bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla.
Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği
Yönetim Kurulu
10 Temmuz 2007


1/25000 itirazımız.


MİMARLAR ODASI BASIN AÇIKLAMASI
 

MİMARLAR ODASI BASIN AÇIKLAMASI

Ülkemizde Var Olan Plan Üretimine İlişkin Kaos Ortamına, Ülke ve Bölge Plan Karar ve İlkeleri Belirlenmeden Yaptırılan 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planlarıyla "Çevre ve Orman Bakanlığı" da Dahil Oldu!...

8 Mayıs 2007

TMMOB Mimarlar Odası, yapılı çevre oluşumunun önemli bir bileşeni olan bir mesleğin temsilcisi olarak, 1960'lardan bu yana hem planlı kalkınma arayışına katkı anlamında hem de mesleğin uygulanma koşullarının düzenlenmesi anlamında önemsediği "kamu ve toplum yararına bilimsel planlama" anlayışının ülke bütününde yerleşmesi için yıllardır çaba göstermektedir. Bu amaçla çeşitli ölçek ve nitelikte etkinlikler düzenlemiş ve ilgili alanlardan uzmanların katıldığı tartışma ortamını sağlamaya çalışmış; bu birikimiyle planlama sürecine hukuksal anlamda da müdahale ederek kamuoyu gözünde haklı bir saygınlık kazanmıştır ve bu süreci kararlılıkla sürdürmektedir.

Ancak, Mimarlar Odası ve bilimsel çevrelerin yıllardır sürdürdüğü bu çabaya rağmen, kamu gücünü elinde bulunduranlar, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkemizde ciddi bir planlama karmaşası yaşatmaktadır. Bugün ülkemizde, oldukça çok sayıda kurum ve kuruluş planlama yetkisi kullanmaktadır ve bu kurumların planlama bütünlüğü, hiyerarşisi ve yetkilendirme mekanizmaları açısından birbiriyle ilişkisi tanımlanamamaktadır. Böyle bir karmaşa yaşanırken ve planlama örgütlenmesine ilişkin ciddi sorunlarımız varken, Avrupa Birliği süreci gerekçesiyle dayatılan "stratejik planlama" yaklaşımı sonucu, Çevre ve Orman Bakanlığı, Türkiye'yi alt bölgelere ayırarak bu bölgelerin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarını ihale ile yaptırmaya başlamıştır. Bu süreci genel olarak değerlendirecek olursak:

  1. Bu gelişme ile yeni bir planlama kaosu daha yaratılmaktadır. Çünkü aynı il ve havzalarda bulunan belediyeler ve il özel idarelerinin de plan yapma yetkileri bulunmaktadır. Sözkonusu idareler aracılığı ile hazırlanan planlar ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yaptırılan planların birbiri ile ilişkisi tanımlanmamıştır.
  2. Ülke çapında hiçbir konuda üst düzey planlama karar ve ilkeleri belirlenmemişken alt bölgelerde kendiliğinden (?) oluşan veriler ile planlama yapılamaz.
  3. Bu yaklaşımla bölge planlama kavramı da unutturulmaktadır. Bölge planlama kavramı olmadan alt bölge planlama kavramı da olamaz. Bu anlamda, birkaç il birleştirilerek oluşturulan alt-bölgelerin nasıl belirlendiği de uygulamaya bakılarak anlaşılamamaktadır.
  4. Bakanlığın plan ihale süreci; teknik şartnameler açısından yetersiz tanımlar içermektedir, hangi ölçekte ne istendiği ve nasıl yapılacağı konularında muğlâklık bulunmaktadır.
  5. Bütünsel bir rasyonele dayanmadan üretilen bu planlar ile içinde bulunduğumuz planlama örgütlenmesi yetersizliği de ortadayken, geleceğimiz belirlenmeye çalışılmaktadır. Bu kabul edilemez.
TMMOB Mimarlar Odası, yukarıdaki değerlendirmelerin ışığı altında; gerek ülkenin dengeli kalkınması ve planlı kentleşmesi; gerekse çevre, kültür ve tüm yaşam değerlerinin gözetildiği bir gelişmeye bağlı arazi kullanım kararlarının oluşturulması bağlamında stratejik önceliklerin belirlenmesi için aşağıdaki önerilerini kamuoyuna iletmektedir:

  1. Planlama alanında giderek artan kurumsal ve yasal kaos ortadan kaldırılmalıdır: Farklı kurumlarca (bakanlıklar, valilikler, belediyeler) "eş zamanlı" ve birbirlerinden bağımsız (hatta habersiz) sürdürülmekte olan farklı ölçeklerdeki (1/100.000;1/50.000; 1/25.000) planlar arasındaki eşgüdüm kopukluğu giderilmelidir.
  2. Planlamanın temel ve değişmez kuralı olan, üst ölçek-alt ölçek arasındaki hiyerarşinin sağlanması yönünde ivedi önlemler alınmalıdır: Son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle bu hiyerarşinin bozulduğu, kimi yasalarda "plan" sözcüğünün tümüyle yadsındığı gözlenmektedir. Bu yaklaşımın bilimsel bir yanı olmadığı gibi, planlama uygulamalarını da sorunlu hale getirmektedir.
  3. Planlama sürecinin bütünselliğinin sağlanması ve katılımcı karar süreçleriyle birlikte üretilmesi için gerekli düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır: Birden fazla ili kapsayan planların tüm ülkede bir an önce yaygınlaşması adına uygulanmakta olan "tek tek ihale" yönteminin, ortak bir dil oluşturamayacağı konusunda kaygı duyulmaktadır.
  4. Kamu adına ülke ölçeğinde, "planlama kaosuna" son veren bir planlama kurumsal yapılanmasının organize edilmesi için bir an önce düzenleme yapılmalıdır: Bu anlamda bakanlıklar arası yetki karmaşasına da son verilmeli; Cumhuriyet'le yaşıt denebilecek deneyimleri, birikimleri ve gelenekleriyle Bayındırlık ve İskân Bakanlığı birikimleri dahil tüm birikim bu amaçla seferber edilmelidir.
  5. Sözkonusu plan çalışmalarının yapıldığı alt bölgelerde kamuoyu ve özelllikle ilgili meslek odaları, yapılan çalışmalara etkin bir biçimde müdahale etmeli ve sonuçlarını tartışmaya açmalıdır: Ülke mekânı bütününden başlayarak, mekân düzeninde sektörel gelişme hedeflerinin belirlenmesi, makro politikaların ve stratejik ilke kararlarının oluşturulması ve gelişme stratejilerinin değerlendirilmesi tartışmalarını başlatabilmek gerçekten önemlidir ve bu süreci bu anlamda değerlendirmek olanaklıdır.
Bu çerçevede, üst düzey plan kararlarının mekâna yansıması konusunda toplumu bilgilendirmeyi ve toplumsal katılımı artırmayı görevimiz biliyor, bu konudaki görüşlerimizi kamuoyuyla sürekli olarak paylaşacağımızı bildiriyoruz.



Mimarlar Odası'ndan Dayanışmaya Çağrı...
 

40. Dönem 2. Merkez Danışma Kurulu Bildirisi
Ülke ve Kent Değerlerine Sahip Çıkmak İçin Dayanışma Çağrısı!...


20.04.2007
(1 Nisan 2007)

31 Mart-1 Nisan 2007 tarihlerinde Antalya'da toplanan TMMOB Mimarlar Odası 40. Dönem 2. Merkez Danışma Kurulu; ülkemiz tarihsel, doğal, kentsel ve mimari kaynak ve değerlerini yok eden emlak geliştirme projelerinin giderek bir kamu yönetim kültürü haline geldiğini vurgulayarak ilgili tüm kesimleri bu değerlere sahip çıkmaya çağırmaktadır. Bu amaçla kamuoyuna sunulmak üzere hazırlanan bildiri aşağıdadır:

TMMOB Mimarlar Odası, plansız ve kaçak kentleşmenin yarattığı hukuk dışı yerleşmelerin bütünsel bir bakışla ele alınması, sahipsizlikle başbaşa yokoluşa sürüklenen tarihsel bölgelerin sağlıklaştırılması, kentsel büyüme ve gelişime bağlı olarak bazı arazi kullanım kararlarının yenilenmesi konularında üretilen projelerin, çağdaş ve bilimsel bir planlama anlayışıyla elde edilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Ancak bugünlerde ülke gündeminde giderek bir moda haline gelen, bu sorunları çözmek gerekçesiyle üretilen ve kabul ettirilmeye çalışılan parçacı emlak geliştirme projeleri, bilimsel planlama anlayışından oldukça uzaktır. Ülkemiz ve kentlerimizin tarihsel, doğal, kentsel ve mimari kaynak ve değerlerini yok eden bu projeler, kamu yararına olmadığı gibi yeni rant alanları oluşturmak uğruna topluma ek maliyetler yüklemektedir.

TMMOB Mimarlar Odası, giderek bir yönetim kültürü haline gelen bu davranışa karşı kentsel sorunların;

  • Toplum yararının gözeten,
  • Çağdaş bilimsel planlama ilkelerini temel alan,
  • Ülkesel ve yerel kalkınma programlarıyla bütünleşmiş,
  • Nitelikli yapılı çevre üretimini hedefleyen,
  • Kimi gruplar için ayrıcalık yaratmayan,
  • Toplumsal katılımın önünü açan bir anlayışla ele alınmasını savunmakta,

    bu anlamda ilgili tüm kesimleri bahse konu projelerin dayatıldığı tüm kentlerde, ülke ve kent değerlerine sahip çıkmak için mimarlık ve kent dayanışmalarını organize etmeye çağırmaktadır!...

    Küreselleşme Süreci Kentsel Değerlerimizi Tehdit Ediyor!

    Son yıllarda, birçok büyükşehir belediyesinin, uluslararası emlak pazarına yönelik projeler üretmeye başladığını görmekteyiz. "Kentsel Dönüşüm" projeleri olarak sunulan bu projelerle, açıkça yüzergezer dünya sermayesini kentlere çekmek amaçlanmakta; kentler bu anlamda birbirleriyle yarıştırılmaktadır. Medyada sıkça gündeme gelen Haydarpaşa Tren İstasyonu ve Limanı, Galata Limanı, İETT Garajı, Karayolları Arazisi, AKM örneklerinde olduğu gibi tüm değerli kamu arazilerinin ve rantı yüksek tarihî bölgelerde ve yoksul yerleşmelerinde acele kamulaştırma (?) yoluyla mülk değişimini öngören bu projeler, yalnızca İstanbul'u değil bütün kentlerimizi tehdit edecek biçimde yaygınlaşmaktadır.

    Kentin eskimiş, ancak değerli olan sanayi alanlarını, tarihsel dokusunu, gecekondu bölgelerini, afet tehdidi de bahane edilerek küresel finans güçlerinin yönlendirdiği bir emlak geliştirme sürecine dönüştüren bu projelerin, ürettiği insansız ve kimliksiz mekânlarla, kentin sorunlarını çözmekten çok, sorunları artırdığı ya da artıracağı anlaşılmaktadır. Yaşayanların tasfiyesini ve mülklerin hızla el değiştirmesini öngören bu yaklaşım, ayrıca yerel yağma güçlerinin de katılımıyla yeni yoksullaşma-zenginleşme biçiminin de kaynağı haline getirilmek istenmektedir.

    Bu anlamda fiziksel bir değişim aracı olmaktan çok, sosyo-ekonomik boyutuyla da irdelenmesi gereken bu kavram, aynı zamanda kalkınma-gelişme politikaları varsayımları açısından da uzun vadeli olarak değerlendirilmek durumundadır. Bu süreç, kentlerimizin (ülkemizin) değerlerinin yok olmasına, yabancılaştırılmasına neden olabilecek bir varlıksızlaştırma süreci öngörmektedir ve bu kabul edilemez...

    Kentsel Düzenlemeler Kamu ve Toplum Yararına Yapılmalıdır!

    TMMOB Mimarlar Odası, Merkezî Yönetimce bu süreci hızlandırmak amacıyla yürürlüğe konan ve tasarı halinde olan birçok yasal düzenlemeyi endişeyle karşılamaktadır. Dönüşüm, yenileme, kıyılar ve turizm teşvik vb. başlıkla gündemde olan bu düzenlemeler ve uygulamalarla ilgili olarak aşağıdaki görüş ve ilkeleri kamuoyuna sunmaktadır:

  • Kentsel düzenleme girişimleri, plan ve mekânsal kullanım kararları ve buna bağlı eylemler, bilimi ve toplum yararını temel almalıdır; bilime ve toplum yararına aykırı olamaz.
  • Kentsel düzenleme girişimleri, yalnızca fizikî çevre yenileme olarak değil, kapsamlı bir kalkınma programının bir parçası olarak ele alınmalıdır.
  • Kentsel düzenleme girişimleri, yeniden niteliksiz kentsel çevreler oluşumuna neden olmamalıdır.
  • Kentsel düzenleme girişimleri ile kamu-özel proje ortaklığı adı altında özel girişimcilere ayrıcalıklı imar hakları verilmesi kabul edilemez.
  • Kentsel düzenleme girişimleri, sözkonusu düzenleme bölgesinde yaşayanların katılımıyla gerçekleşmelidir.

    Bu görüş ve ilkeler çerçevesinde ülke ve kent değerlerine sahip çıkmak için ilgili bütün toplumsal kesimleri mimarlık ve kentle dayanışmaya çağırıyoruz



    1/25.000 Cevre Düzeni Planı İptal edildi...
    Bodrum Yarımadasi 1/25000 Cevre Düzeni Planının Danıstay 6. Dairesince Gerekceli İptal Kararı ile ilgili olarak Bodrum Deniz Ticaret Odası ve Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği tarafından yapılan Basın Toplantısında acıklanan BASIN DUYURUSU ektedir.

    Saygılarımızla...

    Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği
     

    Değerli Basın / Medya Temsilcileri,

    Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği ile Bodrum Deniz Ticaret Odasının, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın hazırladığı 1/25000'lik Bodrum Yarımadası Çevre Düzeni Revizyon Planı'nın iptali istemiyle T.C Danıştay 6. Dairesinde açtıkları davada kesin karar verilmiştir.

    Bilimin, ortak aklın, sağduyunun ve adil planlama ilkelerinin göz önüne alınması gerektiğini belirten karar geleceğe dair mesajlar vermesi açısından da dikkat çekici ve yeni planlama çalışmalarının gündemde olduğu BUGÜN yapılması gerekenleri işaret etmektedir.

    Kararda özellikle; şehircilik ve planlama ilkelerine uyulmadığı, ortak altyapı ve sosyal donatı alanlarının belirlenmediği, yeterli yat limanı ve iskele yerlerinin olmadığı, nüfus öngörüleri bulunmayan planın kontrolsuz yapılaşma ve coğrafyanın tahribatına neden olacağı, turistik tesislere kat sınırlamasının kaldırılmasının betonlaşmayı arttıracağı, İçmeler Tersane Bölgesi arkasının Turizm Genişleme Alanı ilan edilmesinin çelişkili olduğu, alt ölçekli planlamaya ve Yerel Yönetimlere yol gösterici kararlar içermemesi nedeniyle Revizyon işlevini yerine getiremeyeceği gibi, itiraz ve dava metinlerimizde belirttiğimiz ve başından beri Bodrum Kamuoyu ile paylaştığımız tesbit ve gerekcelere yer verilmiştir.

    Bu ilke ve tesbitlerin hukuken bağlayıcı olduğunu belirterek sürdürülmekte olan Planlama Çalışmalarını izlediğimizi kamuoyuna duyururuz

    06.NİSAN.2007/BODRUM

    Saygılarımızla,

    IMEAK DENİZ TİCARET ODASI
    BODRUM ŞUBESİ
    MİMARLAR ODASI
    BODRUM TEMSİLCİLİĞİ



    BODRUM YARIMADASI
    PLANLAMA ÇALIŞMALARINA DAİR.....

    24. Mart.2007 Cumartesi günü Bodrum Belediyesi Nurol Kültür Merkezinde "Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni İlave ve Revizyon Planı" konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı Planlama ve Yatırımlar Daire Başkanlığı yetkililerince düzenlenmiş olan Bodrumdaki yerel yönetimler, meslek odaları, STK'lar ve vatandaşlardan öneri ve görüş almak amaçlı toplantıda kamuoyu ile paylaştığımız ve yetkililere yazılı olarak ilettiğimiz Temsilciliğimiz raporu için tıklayın...

    Saygılarımızla..
    Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği
    Yönetim Kurulu


    Sivil İnsiyatif Tavrını Ortaya Koydu
    Sivil İnsiyatif Tavrını Ortaya Koydu
    bodrumhaber.com'dan...

    Bodrum Yarımadası imar yetkilerinin Ankara'ya alınması kararının ardından Danıştay'da yürütmenin durdurulması talebi ile dava açan Ortakent Belediye Başkanı Mehmet Kocadon'a Bodrum Mavi Yol Girişimi'nden destek geldi. Girişim üyelerinden Mimarlar Odası Başkanı Bülent Bardak, Başkan Kocadon'a, "Bodrum Yarımadası'ndaki yeni turizm tahsislerine karşı sizinle birlikte mücadele etmek istiyoruz." dedi. Başkan Kocadon da "'Kültür ve Turizm Bakanlığının Bodrum Yarımadası'nı 'Kültür Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi' ilan etmesine karşı kışlada kalmayacağız, cepheye çıkacağız'' diye karşılık verdi.

    Mavi Yol olarak Kocadon'un yanındayız
    Bodrum'un koylarının imara açılmaması için yaptıkları protesto eylemleriyle bilinen ''Mavi Yol Girişimi'' üyeleri, Ortakent Belediye Başkanı Mehmet Kocadon'u makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında Bodrum'un korunması ile ilgili her türlü hareketin yanında olduklarını belirten Mavi Yol Girişimi üyesi ve Mimarlar Odası Başkanı Bülent Bardak, Bodrum'un turizm bölgesi ilan edilmesiyle yeni bir sürecin başladığını söyledi. Başkan Kocadon'un da yanında olduklarını belirten Bardak, şunları söyledi:

    ''Bodrum Yarımadası'nın Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ilan edilmesine karşı Danıştay'a yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtınız. Açtığınız dava bizi heyecanlandırdı. Bu konuda size destek olmak istiyoruz. Bodrum Yarımadası'ndaki yeni turizm tahsislerine karşı sizinle birlikte mücadele etmek istiyoruz.''

    Kocadon Bakan'a: "Bizim görüşümüz alındı mı?" dedi
    Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ise hem Bodrum'u sevdiği hem de demokrasinin bir gereği olduğu için söz konusu davayı açtığını belirtirken Bodrum'un geçmişte bir sürgün yeri olduğunu ve bu sürgün yerinden bir turizm cenneti yarattıklarını ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile birlikte bir süre önce toplantı yaptıklarını anımsatan Kocadon ''Yarattığımız bu cenneti şimdi elimizden almak istiyorlar'' diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Sayın Bakan, bana 'Neden bizim aldığımız karara itiraz ettiniz. Davayı kaybedeceksiniz' dedi. Ben de 'Siz Bodrum'u neden turizm bölgesi ilan ettiniz. Bizim görüşümüzü aldınız mı?' dedim. Ben şunu söylüyorum, bakanlığın Bodrum Yarımadası'nı 'Kültür Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi' ilan etmesine karşı kışlada kalmayacağız, cepheye çıkacağız. Cephede savaşarak yenilsek bile hiç değilse vicdani sorumluluğumuzdan kurtulmuş olacağız.''

    Selvi fidanı hediye ettiler,

    Ziyarette, Mavi Yol Girişimi üyeleri, Başkan Kocadon'a, Bodrum Yarımadası'nda tarımı simgeleyen mandalina ve zeytin fidanı ile ormanları simgeleyen selvi fidanı hediye ettiler. Başkan Kocadon, bir süre önce Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''Bodrum Yarımadası'nı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'' ilan edilmesi kararına karşı, yürütmeyi durdurma ve iptal davası açmıştı.

    HİZMET ŞARTNAMELERİMİZDE DEĞİŞİKLİK:
    Mesleki Uygulama ve Denetim Komitesince hazırlanan "Mimarlık Hizmetleri Şartnamesi ve En Az Bedel Tarifesi", "Mimari Teknik Uygulama Sorumluluğu (TUS) Hizmetleri Şartnamesi", "Mimari İç Mekan Düzenlemesi ve Donanımı Tasarımı Hizmetleri Şartnamesi ve Ücret Tarifesi" ve "Korunması Gerekli Kültür Varlıklarının Rölöve-Restitüsyon-Restorasyon Hizmetleri Şartnamesi ve En Az Bedel Tarifesi" ve bunlara ait sözleşme ve belgeler Merkez Yönetim Kurulu'nun 22 Aralık 2006 gün ve 40. Dönem 17 no.lu toplantısında görüşülerek kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir.
     
    MİMARLIK HİZMETLERİ ŞARTNAMESİ VE EN AZ BEDEL TARİFESİ
    (22.12.2006 tarih 40/17 no.lu MYK toplantısında görüşülerek kabul edilmiştir.)
    Sözleşmeler
    Belgeler
    KORUNMASI GEREKLI KÜLTÜR VARLIKLARININ RÖLÖVE-RESTITÜSYON-RESTORASYON HIZMETLERI ŞARTNAMESI VE EN AZ BEDEL TARIFESI
    (22.12.2006 tarih 40/17 no.lu MYK toplantısında görüşülerek kabul edilmiştir.)
    MİMARİ İÇ MEKAN DÜZENLEMESİ VE DONANIMI TASARIMI HİZMETLERİ ŞARTNAMESİ VE ÜCRET TARİFESİ
    (22.12.2006 tarih 40/17 no.lu MYK toplantısında görüşülerek kabul edilmiştir.)
    MİMARİ PROJE ÇİZİM VE SUNUŞ STANDARTLARI
    MİMARİ TEKNİK UYGULAMA SORUMLULUĞU (FENNİ MESULİYET) HİZMETLERİ ŞARTNAMESİ VE EN AZ BEDEL TARİFESİ
    ve En Az Bedel Tarifesi
    (22.12.2006 tarih 40/17 no.lu MYK toplantısında görüşülerek kabul edilmiştir.)



    YARIMADA RESMEN KÜLTÜR VE TURİZM KORUMA GELİŞTİRME BÖLGESİ İLAN EDİLDİ
     

    YARIMADA RESMEN KÜLTÜR VE TURİZM
    KORUMA GELİŞTİRME BÖLGESİ İLAN EDİLDİ


    Bir süre önce ulusal basından aktardığımız bir haber olan, Bodrum Yarımadası'nın Kültür ve Turizm Koruma Geliştirme Bölgesi ilanı, bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlük kazandı. Ekte ilgili Resmi Gazete sayfasının sayısal ortama aktarılmış hali bulunmaktadır.


    Resmi Gazete

    En temelde planlama yetkilerinin yerelden merkeze alınması olarak tanımlanabilecek bu kararın etkilerinin daha kapsamlı olacağı şimdiden görülmeye başlanmıştır. Bugün yapılan Koruma Kurulu toplantısında, Bodrum gündeminin en basit maddelerinin bile Bakanlar Kurulu Kararı gerekçesi ile görüşülmemesi bunun açık bir göstergesidir.

    Bodrum Yarımadası için belirsiz ve kaygı verici bir sürecin başlangıcı olan bu durumu ve getireceği gelişmeleri Temsilciliğimiz yakından takip edecek ve Bodrum için olumsuz olarak gelişecek her türlü sürece bugüne kadar olduğu gibi müdahale hakkını kullanacaktır.
    MESLEK YASAMIZI TARTIŞIYORUZ
    Uzun süredir gündemde olan meslek yasamızın tartışlması süreci devam ediyor. Mimarlık Hakkında Kanun taslağı ve Türkiye Mimarlık Politikası metinleri aşağıdadır. Sizlerin de görüşlerinizi bekliyoruz.
    Mimarlar Odası 39. Dönemden aktarılan ve 40. Dönem Genel Kurulumuz'da da tartışılan Mimarlık Hakkında Kanun taslağı tartışılmaya devam ediyor. Merkez Danışma Kurulumuz, 25 Kasım 2006 Cumartesi günü Denizli'de sadece bu başlıkla toplanıyor. Bu toplantıda kanun taslağı hakkıda süreç içinde geliştirilen görüş ve eleştiriler değerlendirilecek ve tartışılacaktır. Konu hakkında görüşlerinizi Temsilciliğimizle paylaşırsanız Danışma Kurulu Toplantısına iletebilmemiz mümkün olacaktır.


    Mimarlık Hakkında Kanun Taslağı

    Türkiye Mimarlık Politikası

    "ULUSAL BASINDAN"
    Bodrum'da sivil toplum örgütlerinin tüm karşı çıkmalarına karşın imar izni belediyelerden alınarak Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'a verildi. Koç, 'İmar yetki devri Bodrum'la sınırlı' diye konuştu...

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=203280

    TMMOB MİMARLAR ODASI
    2006 DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ BİLDİRİSİ

    TMMOB MİMARLAR ODASI
    2006 DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ
    BİLDİRİSİ


    2 EKİM 2006

    KENTLER: UMUDUN MIKNATISLARI

    Her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi günü; Bileşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Mimarlar Birliği'nin (UIA) ortak ve paralel etkinlikleri olarak; "Dünya Mimarlık ve Habitat Günü" olarak kutlanmaktadır. TMMOB Mimarlar Odası, 2006 yılı Dünya Mimarlık Günü'nde, 1996 Habitat II Konferansı'nın aktif bir katılımcısı ve 2005 yılında İstanbul'da yapılan UIA Dünya Mimarlık Kongresi'nin ev sahibi olan bir kuruluş olarak, ilgililerin ve kamuoyunun dikkatini yeniden "kentsel krize ve mimarlığa" çekmektedir.

    BM tarafından "2006 Dünya Habitat Günü" için seçilen "Kentler : Umudun Mıknatısları" teması, Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından da 2006 Dünya Mimarlık günü için benimsenmiş bulunmaktadır. Bu tema, son yıllarda kentlere doğru yaşanan göçün dünya tarihindeki en yoğun göçlerden biri olması ve kentleri yadsınamayacak ölçüde etkilemesi nedeniyle seçilmiştir. 1950 yılında dünya nüfusunun üçte biri kentlerde yaşarken, 2050 yılında bu oranın üçte ikiye çıkması ve 6 milyar kişiye ulaşmasının beklenmesi, konunun önemini ortaya koymaktadır.

    Genelde insan yerleşmelerinin güncel durumunu yansıtmak, yeterli barınağa sahip olmanın herkes için temel bir hak olduğunu vurgulamak ve bu konuda tüm dünyanın ortak bir sorumluluğa sahip olduğunu hatırlatmak amacıyla oluşturulan Dünya Habitat Günleri'nin Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından da ele alınmaya değer görülmesi , bu yılki tema çerçevesinde, mimarların tüm insanlığın barınma gereksinmesinin karşılanması süreçlerindeki yadsınamaz rollerini ve sorumluluklarını bir kez daha dile getirmeye olanak sağlamaktadır.

    Kentlerin nasıl bir çekim noktası olduğu ve hangi umutların yeşermesine olanak sağladığı araştırıldığında, onların ulusal üretimin ve tüketimin, refah ve fırsatlara sahip olmanın merkezleri olduğu görülmektedir. Bir diğer deyişle kentler insanlar için bir değişikliğin, bir olumluluğun "daha iyi" nin sembolu olmaktadırlar. Bu girdiler kentlere göçlerin artmasına neden olmuş ve olağandışı bir büyüme içine girmişlerdir. Göç ve kentlerin büyümeleri arasında organik bir ilişki olduğu BM'in istatistikleri ile de saptanmış bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar kentlerin, geçmişte olmadığı kadar yoğun bir biçimde insanları çektiğini göstermektedir. Göçün hızı, dünyanın değişik bölgelerinde ayrı olmakla beraber, hemen her yerde kentler, çatışmalardan, insan haklarına yapılan tecavüzlerden, haksız kullanılan güçlerden kaçan insanların ulaşmak istediği yerler olmuştur. Bu eğilim diğer yandan kentleri suçun, değişik nitelikteki kirliliğin, sosyal yozlaşmanın da merkezleri olmaya götürmektedir.

    Göçlerin olumsuz bir diğer yönü, kentlerin insanların rüyalarının olumsuzlukla bittiği yerler olmaya başlamasıdır. Umduklarını bulamayanlar, haketikleri insanca yaşamı elde edemeyenler, içinde etkin yer alma isteğiyle gelip bu yeni çevreye yabancılaşanlar, geleneklerine ve doğrularına aykırı davranışlarla karşılaşanlar, umutlarını ciddi olarak yitirmektedirler.

    Ülkemizin de gündeminde kentlere göçün yarattığı olumsuzluklar önemli bir yer tutmaktadır. Bu olumsuzlukların yaşam kalitesinin hızla yitirilmesine, kentlerimizin ve yaşam alanlarının kimliksizleşmesine ve mekansal yoksulluğa yol açtığı bir çok platformda giderek artan bir yoğunlukta tartışılmaya başlanmıştır.

    TMMOB Mimarlar Odası bu noktada kenti paylaşanların, kentlerde iyi bir şekilde yaşamaya, temiz su, sağlıklı ortamlar, ulaşım, elektrik ve diğer hizmetlere rahatça erişebilmeye hakkı olduğunu koşulsuz benimsemektedir. Kökenleri ve nedenleri gereği tümüyle ortadan kaldırılması olanaksız olan, kenti bir umut olarak görme eğiliminin doğru yönlendirilmesi sonucunda, kente göçen kişilerin umutlarına yanıt verecek, onları daha da mutsuz kılmayacak mekansal düzenlemelerin yapılmasında mimarların yadsınamayacak rolleri olduğuna inanıyor, bu konuda uygulanabilir çözümler oluşturmayı toplumsal sorumluluğumuzun doğal bir gereği olarak görüyoruz.

    Bu ana yaklaşımımız çerçevesinde olumsuz kentsel yaşam çevrelerinin oluşmasında göçlerin etkisini yadsınmamakla beraber, mimarlık kültürü ile toplumun, mimarlık hizmeti ile kullanıcı arasındaki bağların giderek kopmasını da bir olumsuzluk olarak değerlendiriyoruz.. Bu noktada olumlu bir görünüm elde etmek için toplumsal ve kültürel yaşamımızda mimarlığı etkin kılmamız gerektiğine, kentlerin umutların gerçeğe dönüştüğü sağlıklı çevreler olmasında bu etkinliğin önemli bir yeri olduğuna inanıyoruz.

    Bu dönem TMMOB Mimarlar Odası'nın gündeminde yer alan "Türkiye Mimarlık Politikasına Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları", etkinlikleri, kentlerin sağlıklı gelişmesine, yaşanabilir çevreler olmalarına verdiğimiz önemin göstergelerdir. Buluşmaların yapılacağı kent ve bölgeye özgü temalarla o kent ve bölgenin değerlendirileceği bu buluşmalarda, ulaşım, çevre sorunları, turizm, kültürel değişim, kıyı planlaması, sanayileşme vb. başlıkların yanı sıra "göç" olgusunu da ele almayı, bu olgunun kentler ve mimarlık yapıtları ile olumlu ve olumsuz ilişkilerini irdelemeyi planlamaktayız.

    TMMOB Mimarlar Odası çeşitli ortamlarda dile getirdiği kimi politikalarının anahatlarını Dünya Mimarlık Gününde bir kez daha kamuoyuyla paylaşmayı anlamlı bulmaktadır:

    Dünyamızın yaşadığı, oldukça yaşamsal kentsel ve çevresel sorunlara rağmen, uluslarararası güç merkezlerinin yönlendirdiği "küreselleşme" adı verilen bugünlerde, kentlerin tüketim merkezi olmanın ötesinde, doğrudan sömürü alanları haline getirildiğini görmekteyiz. "Kentsel dönüşüm" adı altında, insan, coğrafya ve olanaklar gözardı edilerek yapılan uygulamalarla, kentsel yaşam yok edilmekte, buna karşın kentin ve kentlerin asıl ihtiyaçları yok sayılmaktadır. Kentsel krizin asıl sorumlusu olmalarına karşın, bugün bu krizden yararlanmaya yönelik organizasyonları dayatmaya çalışan bu politikalalarla, geleceğin inşası olanaklı değildir.

    Bu bağlamda herşeyden önce, yerleşmelerimizin gelişimi ve mimarlık ürünlerinin oluşumunun çağdaş-bilimsel planlama ve yapılaşma ilkeleriyle bütünleşmesinin gerekli olduğuna inanıyoruz. Mimarlığı ve kenti olumsuz bir şekilde etkileyen çeşitli gelişmeler karşısında, mimar ve kentli dayanışması deneyimlerini, daha da geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı öngörüyoruz.

    Mimarlık hizmetlerinin sunulduğu alanların başında kentlerimiz gelmektedir. Mimarlık ve kentsel sorunlar arasındaki ilişkinin geniş kesimlerce ağırlıklı olarak tartışılmaya başlanması, bu ilişkinin sağlıklı olarak gelişmesi ve sürdürülmesi için giderek artan sorumluluklar üstlenmemizi gerektirmektedir. Bu düşünceden hareketle kentlerimizin sorunlarını topluma karşı kamusal sorumluluklarımız çerçevesinde değerlendirmek ve uygulanabilir çözümler üretmek temel görevimizdir.

    Ülkemiz mimarlığının ve onun örgütü olan Mimarlar Odası'nın, toplum nezdinde kanıtlanmış saygınlığı, tüm yönetsel ve ticari baskılara rağmen temel dayanağımız ve çıkış noktamızdır. Geleceğin insan odaklı sağlıklı yerleşmelerinin mimarları olma hedefinden asla vazgeçmeyecek, mesleğimizin varlık nedenini zayıflatma gayretlerine karşı kamu ve toplum yararına mücadelemizi sürdüreceğiz.

    TMMOB MİMARLAR ODASI

    DAĞBELEN KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI HAKKINDA

     

    BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
    YALIKAVAK


    İlgi : 02.08.2006 tarih 1530-2001 sayılı yazınız

    Başkanlığınızın ilgi yazısı ile Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliğinden istemiş olduğunuz "oda görüşü" aşağıda bigilerinize sunulmuştur.

    Dağbelen Köyü ile ilgili bir imar planı hazırlanması isteği siyasi bir makam olan başkanlığınızın, "Dağbelen Köyü Koruma Amaçlı İmar Planı"nı onaması da Belediye Meclisinin bir tercihi ve siyasi hakkıdır.

    Ancak iyi niyetli bir girişimin de gözden kaçmış ve/veya planlama biçim ve yöntemlerindeki boşluklardan kaynaklanmış hataları, yanlışları olabilir. Görüşlerimiz bu yaklaşımın bir ürünüdür.

    "Dağbelen Köyü Koruma Amaçlı imar Planı" bu haliyle bir "korumama" planıdır. Plan, 135 haneli 336 nüfuslu, 260 yıllık geçmişi olan köyün, toprak satışı ve yapılaşma ile tasfiyesini öngörmektedir. Şöyle ki;

    1- Plan Raporu, köy nüfusunun 2020 yılında en fazla 856, en az 594 olacağını varsaymaktadır (Bkz: tablo 3.9) Yine plan, 34,504 m2'lik bir konut inşaat alanı yaratmaktadır (Bkz; Tablo 6.2) Ortalama hane büyüklüğü 100 m2 ve ortalama hane nüfusu 2.5 kişi tespitinden hareketle, tam doluluk halinde 861 kişilik bir kapasite yaratıldığını, ancak %100 doluluğa ulaşılamayacağı öngörüsünde bulunmaktadır. Bu öngörünün, en olumlu bakışla, saf bir öngörü olduğu ve gerçekle ilgisi olmadığı kolaylıkla görülebilir. Çünkü 2020 yılına kadar kimin nerede ve nasıl yapılaşacağı konusunda plan hiçbir önlem ve yöntem önerisinde bulunmamaktadır.

    2- İnşaat yapanların gözdesi Bodrum Yarımadasında 35,000 m2'lik bir arzın kısa zamanda tüketileceği, planın öngördüğü nüfus ve yapılaşma kapasitesine çok kısa (2-3 inşaat sezonu) bir sürede ulaşılacağı aşikardır. Bu yapılaşma etkinliği içinde, plan raporunda belirtilen "hane başı ortalama aylık 430YTL" gelirle Dağbelen sakinlerinin, varsa, toprak satma dışında yer alamayacakları da ortadadır. Bu ise, Dağbelen köyünün de artık "başka birşey" olması demektir.


    Dağbelen Köyü ve KAİPlanı sınırı

    3- Plan sınırları içinde kalan yapılaşma, köyün mevcut organik dokusu ile uyuşmayan bir yapılaşma olacaktır. Plan raporu ve notlarında imar adalarında yapılaşmanın, köyün mevcut dokusunu devam ettirecek biçimde gelişmesini sağlayacak bir mekanizmaya rastlanmamıştır. Yeni yapılaşma, içe dönük, izole tatil ev ve sitelerinden oluşan bir yapılaşmadır. Oysa bir koruma amaçlı plandan beklenen, plan raporunda uzun uzun anlatılan Dağbelen'in mevcut sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını iyileştirerek sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlaması olmalıdır. Plan, bu haliyle iyileştirme bir yana bir sosyal yaşam alanını tasfiye etmektedir. O nedenle mimari tasarımcılara "korumacılık" adı altında getirilen sınırlamaları ciddiye almak mümkün değildir. Yaşam biçimiyle, özgün dokusu ile yok etmeyi planladığınız bir yerleşimde, yeni yapıların eskilere benzer biçimde olmasını zorunlu kılan kozmetik sınırlamalar anlamsızdır. Çünkü korunması gereken, nesli tükenmekte olan, pencere boyutları değil, Dağbelen'deki yaşam biçimidir.

    4- Özel olarak bu plan, genel olarak yarımadada yürürlükteki tüm planlar (koruma amaçlı veya değil) vizyon ve formatları ile mevcut sorunların arzulanan biçimde çözümlenmesi yerine bu sorunların kaynağı durumundadırlar. Bu Plan, bu savın en somut kanıtıdır.

    Saygılarımızla.

    MİMARLAR ODASI
    BODRUM TEMSİLCİLİĞİ


    Gamze ERGENE
    Sekreter Üye



    MUĞLA ŞUBE YÖNETİM KURULUMUZ
    İLK TOPLANTISINI YAPTI

    Mimarlar Odası Muğla Şubesi 1.olağan genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyelerimiz 3 Ağustos 2006 Perşembe günü ilk toplantısını yaptı ve görev dağılımını belirledi. Şube yönetim kurulumuz ve görev dağılımları aşağıdaki gibidir. Arkadaşlarımıza başarılar dileriz.

    Akile Olcay ARIKAN Başkan
    Sinan AKYURTLAKLI Başkan Yardımcısı
    Mehmet AKKOL Sekreter Üye
    Mehmet YENİSU Sayman
    Vecdet SEÇER Üye
    Levent Tanju UYSAL Üye
    Mustafa YALÇIN Üye

    ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
    TMMOB Mimarlar Odası , İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bodrum Temsilciliklerinin ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

    TMMOB Mimarlar Odası , İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bodrum Temsilciliklerinin ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

    Bazı Belediyelerimizde sürdürülmekte olan ve basında "beyaz evler" operasyonu adıyla anılan adli süreç, odalarımızın mesleki faaliyet alanı olan imar ve yapılaşma ile doğrudan ilgilidir. Soruşturmanın başladığı günden bu yana ulusal ve yerel basında konuyla ilgili çeşitli haber, yorum ve beyanat yer almıştır. Bir belediye başkanımızın "biz ilgili meslek odalarından yardım istedik ancak alamadık" şeklindeki beyanatı gerçeği yansıtmayan bir ifadedir. Bunu, olayın gelişimi içinde dikkatsiz bir beyan olarak değerlendiriyoruz.

    Çünkü odalarımızın arşivleri, ilgili idarelere (bakanlık, belediye, koruma kurulları, vb.) gönderilmiş ve resmi kayıtlara geçmiş, rapor, inceleme, öneri, eleştiri vb ile doludur. Bu nedenle, 5' li TUS uygulamasında hem "yapı ruhsatı" hem de "yapı kullanma belgesi"nde imzası bulunan teknik uygulama sorumlusu mimar ve mühendislerin İmar Yasası ve ilgili yönetmelikleri gereği sadece 'TUS m2 sicillerinin tutulması' görev ve yetkisi verilen meslek odaları olarak sorun ile ilgili görüş ve duruşumuzu bir kez daha hatırlatmak gereğini duyduk.

    1- İmar Hukuku eksiksiz uygulanmalıdır, uygulanabilir şekle getirilmelidir.

    2- Mevzuat: Sorun, "münferit" değil yapısaldır. Yapısaldan kasıt en geniş anlamıyla imar mevzuatıdır. Mevzuat çağdaş bir vizyonla (geniş ve demokratik bir katılım platformunda) güncelleştirilmeli, imar planı yapım yönetmeliğinden başlayarak yapılaşma ile ilgili tüm mevzuat elden geçirilerek ülke ve çağın gerçeklerine uygun hale getirilmelidir.

    3- Yerel Yönetim Reformu: Yerel yönetimleri imar uygulamalarının dışına itmeyi amaçlayan düşüncenin sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getireceği kanısındayız. Yerel yönetimlerin, demokratik, şeffaf, görev ve sorumlulukları net bir biçimde belirlenmiş çağdaş bir yapıya kavuşturulmaları için yerel yönetim reformunun, geniş bir toplumsal tartışma ortamında tasarlanıp detaylandırılarak uygulamaya konulması ertelenemez bir ulusal görevdir. Kaynak yetersizlikleri içersinde bağışlarla yaşamaya mahkum edilmiş yerel yönetimleri "suçlayarak" soruna kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm getirilemez.

    6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yasası'nın 2. maddesinin "b" fıkrası odalarımızın görev alanını aynen söyle tanımlamaktadır: Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;

    Yasanın tanımladığı bu koşullar ancak, adil, herkese eşit uygulanan, şeffaf, tanım ve kuralları yoruma yer bırakmayacak biçimde belirlenmiş, meslektaşlarımızın bilgi ve yeteneklerini ortaya koymalarına alan bırakan, GERÇEKÇİ bir yasal zeminin oluşturulması ile mümkündür. O nedenle, yargıya intikal etmiş olan soruşturmanın sonuçları ne olursa olsun, sadece Bodrum Yarımadası'nın değil tüm ülkenin sorunu olan, imar ve yapılaşma konularına yukarıda belirtilen perspektiften yaklaşmanın ertelenemez bir zorunluluk olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

    Saygılarımızla. 27.07.2006


    Mimarlar Odası Muğla Şubesi
    29-30.07.2006 Pazar günü yapılan Mimarlar Odası Muğla Şubesi 1. olağan genel kurulunda seçilen yönetim, denetleme ve soruşturma uzlaştırma kurulları üyeleri ve aldıkları oylar aşağıdadır. Arkadaşlara çalışmalarında başarılar dileriz.

    Listede yazılı üye adedi : 640
    Oy kullanan üye adedi : 144
    Sandıktan çıkan zarf adedi : 144
    Geçerli oy pusulası adedi : 143
    Geçersiz oy pusulası adedi : 1
    Boş zarf adedi : -

    YÖNETİM KURULU
    Asil Üyeler :
    1. Akile Olcay ARIKAN 113
    2. Sinan AKYURTLAKLI 111
    3. Levent Tanju UYSAL 109
    4. Mehmet AKKOL (kura) 97
    5. Mustafa YALÇIN (kura) 97
    6. Mehmet YENİSU 91
    7. Vecdet SEÇER 56

    Yedek Üyeler:
    1. Yeliz KANAT 81
    2. Sema KUMYOL RIDPATH 77
    3. Yiğit ERBAŞ 74
    4. Kamil İlhan ERKAN (kura) 65
    5. Özgür CÖMEZ (kura) 65
    6. Ulaş DURAL 57
    7. Oktay KARTAL 45
    DENETLEME KURULU
    Asil Üyeler
    1. Hamdi ERDOĞAN 103
    2. Lütfü ŞENGÜL 73
    3. Zehra ŞENALTINDAĞ 62
    4. Meral TÜRKCAN (kura) 57
    5. Dinçer EVDAŞI (kura) 57

    Yedek Üyeler
    1. Öktem İREN 83
    2. Ahmet TÜRKKAL 74
    3. Zuhal YILDIRIM 63
    4. Ferhat YAŞYERLİ 60
    5. Mutlu S. ÜNVER 48

    SORUŞTURMA VE UZLAŞTIRMA KURULU
    Asil Üyeler

    1. Kaynak CONTEPE 79
    2. Fatih ABBAN (kura) 78
    3. Yusuf KAZANDERE (kura) 78
    4. Gamze TÜRK AKYURTLAKLI 64
    5. Ayten ARSLAN 55

    Yedek Üyeler
    1. Meral OĞUZ 65
    2. Suphi DEMİRAY 65
    3. Şerife TÜRK DERİN 64
    4. Ali Tahsin DEMİRAY 61
    5. Ebru H. DİRGEME 44



    Kamuoyuna duyuru
    TMMOB MİMARLAR ODASI BODRUM TEMSİLCİLİĞİ BASIN AÇIKLAMASI
    KAMUOYUNUN DİKKATİNE;


    Yarımada belediyelerinden bazılarında başlatılan operasyon yargıya intikal etmiştir. Hızlı ve adil bir yargılama olmasını diliyoruz.
    Yargılama sonucu ne olursa olsun karşı karşıya bulunduğumuz sorunların kaynağının "münferit" değil "yapısal" olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Teşhisi doğru koymak, doğru tedavi için zorunludur.

    Temsilciliğimiz , kuruluş yılı olan 1973 'ten bu yana "Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Odası" olmanın getirdiği sorumluluk anlayışı içinde görev yapmaktadır.
    Mimarlar Odası'nın yasalarla belirlenmiş yetkileri çerçevesindeki görevlerle birlikte Yarımadamızda özellikle imar hukukunun eksiksiz uygulanması yanında yasa ve yönetmeliklerin çelişkilerden arındırılıp sağlıklı ve uygulanabilir bir mevzuata kavuşturulması çabası içindeyiz. Bu konulardaki uyarı ve itirazlarımızı zaman zaman yargı yoluyla yapma gereği duyduğumuz kamuoyunun belleğindedir. Koyların, ormanların tahsislerle yok edilmeleri yerine sürdürülebilir bir turizm anlayışının oluşturulması, yerel yaşam kültürümüzün korunması, doğal ve tarihi değerlerimizin geleceğe taşınabilmesi konularındaki mücadelemiz kamusal hukukun zedelendiği her alanı kapsayacaktır. Yarımada belediyeleri ve ilgili bakanlıklarca yapılan imar planları, uygulama mekanizma ve denetim programları içeriğini bu hassasiyetle ele almayı sürdürme kararlılığındayız.

    Yaşanan gelişmeler, yarımadada 'imar düzenindeki çarpıklık' hakkındaki ısrarlı uyarılarımıza rağmen gereği yapılmadığı için imar mekanizmalarının tüm aktörleriyle birlikte rantın oyuncağı olmasının sonucudur. Ne yazık ki bu sadece Bodrum'un değil neredeyse tüm ülkenin kanayan yarasıdır. İmar, Koruma, Uygulama tanım ve perspektifleri yeni ve çağdaş bir vizyonla (geniş ve yatay bir demokratik katılım platformunda) güncelleştirilmeden söz konusu aykırı uygulamaların ve sorumluların tespiti ve hukuki yaptırımlara muhatap edilmeleriyle yetinmek soruna kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyecektir. Var olan imar, planlama, uygulama ve denetim sisteminin söz konusu yapısal sorunları çözmekte yetersiz kaldığı açıktır. Aynı zamanda yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını düzenleyen "mevzuatın" ciddi ve radikal bir reforma muhtaç olduğu gerçeğini de göz ardı etmemelidir.

    Planlama ve uygulama yetkilerinin yerel yönetimlerden başka alanlara kaydırılması ile ilgili çalışma ve beyanatları ise özellikle ortamı iyileştirmek ve demokratik, katılımcı ve çağdaş bir yerel yönetim altyapısı oluşturmak amacından uzaklaşılması olarak görüyoruz.

    İçinde bulunduğumuz bu durumdan çıkış yolunun tüm yetkili kurum ve kuruluşların samimi, istekli ve kararlı bir şekilde ortaklaşa çalışmalarından geçtiğine işaret ediyor, mutlaka yapılması gereken bu çalışmanın şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da gücümüz ve yasal yetki sınırımız içinde takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.

    Saygılarımızla.               21.TEMMUZ.2006


    MİMARLAR ODASI BODRUM TEMSİLCİLİĞİ
    YÖNETİM KURULU


    Kültür ve Turizm Koruma ve
    Gelişim Bölgesi İlanı Etüt Çalışmaları

    04.07.2006 günü saat 16.00 da Dedeman Otelde yapılan Bodrum Yarımadası 1/25000 Çevre Düzeni Planı ve Bodrum İlçesinin "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi İlanı Etüt Çalışmaları" konulu toplantıda dile getirdiğimiz ve tarafımızdan talep ettiğiniz görüşlerimiz aşağıda dikkatinize sunulmaktadır.

    T.C.
    KAYMAKAMLIK MAKAMINA;
    BODRUM


    İlgi :30.06.2006 tarih ve 2246 sayılı yazınız

    İlgi yazınız gereği katıldığımız 04.07.2006 günü saat 16.00 da Dedeman Otelde yapılan Bodrum Yarımadası 1/25000 Çevre Düzeni Planı ve Bodrum İlçesinin "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi İlanı Etüt Çalışmaları" konulu toplantıda dile getirdiğimiz ve tarafımızdan talep ettiğiniz görüşlerimiz aşağıda dikkatinize sunulmaktadır.

    Danıştay 6.Dairesince yürütmesi durdurulan ve nihai kararın beklendiği Bodrum Yarımadası Çevre Düzeni Planına dair belgeler(plan açıklama raporu,plan hükümleri,Temsilciliğimiz itiraz metni,dava dilekçemiz,ilgili bakanlık savunmaları,bilirkişi raporları),Danıştay kararları ile Yarımada Belediyeler Birliğinin yaptığı planlama çalışması hakkında Temsilcilik görüşümüzün yer aldığı dosya size sunulmuştu.Söz konusu dosyadan anlaşılacağı üzere gelinen noktada Danıştayın Plan iptal kararını henüz vermediği de göz önüne alınarak; yasal onay işlemleri tamamlanmış bulunan imar planlarının yürürlükte olduğu açıktır.Sadece yürütmesi durdurulmuş bulunan 1/25000 Çevre Düzeni Planına dayanarak yeni imar planları ve revizyon çalışmalarının yapılmasının mümkün olmadığı ilgili bakanlık yazılarında da vurgulanan bir husustur.Bu konuda Yarımadanın herhangi bir Plansızlıkla karşı karşıya kaldığını söylemek doğru değildir.Kültür ve Turizm Bakanlığının,Tüm yarımadayı "Kültür ve Turizm Koruma Gelişme Bölgesi" ilan etmek için bu durumu gerekçe olarak temel alıp ikinci konut gelişiminin kontrol edilememesi;plansız turizm alanlarının oluşumu;sit,tarım ve kıyı alanlarının işgallerini sektörel ve fiziksel planlama eksiğine bağlaması gerçekçi de değildir.Bu,özellikle plan uygulama ve denetim mekanizmalarının eksikliği gerçeğinin göz ardı edilmesi anlamına gelmektedir.

    Kültür ve Turizm Bakanlığının konuyla ilgili gerekçe olarak belirttiği yarımadamızın ülkenin önemli turizm destinasyonlarından biri olarak "TURİZM GELİŞME ODAKLI OLMAK üzere kalkınma stratejisinin geliştirilmesi" tanımı ise bugüne kadar hem ülkemiz hem de yarımadamızda sosyo-ekonomik ve fiziki değerlerin mevcut turizm anlayışındaki temel eksiklikler nedeniyle yok edilmesine devam olunacağının işaretidir.Gerekli ve zorunlu olan şey,temel çalışma aksının "YEREL YAŞAM" unsurlarının öncelikle geliştirilmesi olmalıdır.

    Sonuç olarak her ölçekteki planlama yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına devrini sağlayacak olan "Kültür ve Turizm Koruma Gelişme Bölgesi" ilanı,plan uygulama sürecindeki denetim mekanizmaları kurulmadan "ortamı" iyileştirmeyeceği gibi YEREL demokrasi ve özellikle imar demokrasisi konusunda geriye götürecektir.

    Ayrıca Çevre Orman Bakanlığınca ihale edilip çalışmaları sürdürülen 1/100000 Aydın,Denizli,Muğla Havza Planı ve Bodrum Yarımadası 1/25000 Çevre Düzeni planı çalışmalarının söz konusu Kültür ve Turizm Koruma Gelişme Bölgesi tanımı kapsamında oluşacak,

    a)Başından beri Temsilciliğimiz tarafından savunulan planlamanın YEREL UNSURLAR'ın birlikteliğiyle oluşması,

    b)Özellikle yarımadamızda Hazine arazilerinin turizme tahsisinin durdurularak Muğla Kıyılarını içeren bütünleşik Kıyı alanları yönetiminin acilen sağlanması,

    c)Dışa bağımlı bir sektör olan Turizmin başat sektör olmaktan çıkarılarak YEREL KALKINMA MODELİ nin mutlaka programlanması,

    d)Doğal.tarihi ve sosyo-ekonomik değerlerimizin korunmasını sağlayacak planlamanın ve uygulama denetiminin yarımada ölçeğinde bir MERKEZ BÜRO kurularak gerçekleştirilebileceğini ve bunun zorunluluğu,

    hususlarındaki taleplerimizi ve bugüne kadar olan çalışmaları YOK SAYACAĞI gerçeğini unutmamak gerekmektedir.

    Saygılarımızla.

    MİMARLAR ODASI
    BODRUM TEMSİLCİLİĞİ


    Bülent BARDAK
    Yönetim Kurulu Başkanı


    BODRUM YARIMADASI'NDAKİ İZİNSİZ YAPILANMALARA KORUMA KURULU'NDAN SERT TEPKİ
     

     

    2 Haziran 2006 tarihi'nde Temsilciliğimiz'e koruma müdürlüğünden iletilen yazıda yer alan kurul kararını ve buna hazırladığımız cevabi yazıyı aşağıda sunuyoruz. Bu yazımızın da değerlendirildiği, 24 Haziran 2006 Cumartesi günü Bodrum Müze Müdürlüğü'nde yapılan kurul toplantısına Temsilciliğimiz yanı sıra, Şehir Plancıları Odası Bodrum Temsilciliği, Bodrum ve Bitez Belediyeleri İmar Müdürleri ve Şehir Plancısı Sadettin Gündüz de katılarak açıklamalarda bulundu.

    Kuruma Kurulunun 27 05 2006 tarih ve 2040 sayılı karar yazısı:

    Kurulumuz görev alanında kalan tescilli sit alanlarının yoğun bölgelerinden olan Bodrum Yarımadası'ndaki yerleşmelere ilişkin gerek kurulumuz gerekse İzmir 2 No'lu KTVKK'nca onaylanmış yürürlükteki Koruma Amaçlı İmar Planları'na ve Plan Notlarına aykırı olarak gerçekleştirilen özellikle meyilli arazilerde kat kazanmaya yönelik üç katlı yapılar, yöresel mimari karakter ile uyumlu olmayan cephe düzenlemeleri ve yapı malzemeleri gibi uygulamalara ilişkin müdürlüğümüzün Bodrum Belediye Başkanlığı'na hitaplı 20.06.2005 gün ve 1934 sayılı, 29.07.2005 gün ve 2233 sayılı yazıları, Bitez Belediye Başkanlığı'na hitaplı 16.03.2006 gün ve 564 sayılı yazısı, Göltürkbükü Belediye Başkanlığı'na hitaplı 29.06.2005 gün ve 1935 sayılı yazısı ile istenen bilgi ve belgeler Kurulumuzda yapılacak değerlendirmeler için Müdürlüğümüze iletilmemiştir. Ayrıca yazılarımıza rağmen sorumluluğumuzda bulunan alanlarda, özellikle kat adetlerine ilişkin plan hükümlerine aykırı inşaai faaliyetlere devam edildiği gözlemlenmektedir.

    Uygulamalara ilişkin yasal süreç başlatılacağından Haziran ayında gerçekleştirilecek kurul toplantısına kadar Koruma Amaçlı İmar Planlarına aykırı uygulamaların tespit edilerek, bu uygulamalara ilişkin kot verme, subasman vizesi ve arazinin doğal yapısını değiştiren müdahaleleri kapsayan bilgi ve belgelerin ivedilikle kurumumuza iletilmesine, Uygulamalar konusunda plan müellifleri ile Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Harita Mühendisleri Odası Temsilciliklerinin fotoğraf vb. bilgi belgelerle, açıklamalı yazılı görüşlerinin istenmesine karar verildi."

    Temsilciliğimizin yukarıdaki karar'da istenen çalışma ile ilgili yazısı:

    Sayı :
    2006/280
    Tarih : 20.06.2006

    T.C KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
    MUĞLA KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULUNA


    İlgi : Muğla KVTVKK'nun 25. Mayıs.2006 tarih ve 2040 no'lu kararı gereği, Müdürlüğünüzün 02. Haziran.2006 tarih ve 1520 sayılı yazısı ile tarafımızdan talep edilen açıklama ve belgeler.

    Söz konusu Kurul kararında, " …özellikle kat adetlerine ilişkin plan hükümlerine aykırı inşai faaliyetlere devam edildiği gözlemlenmektedir" denildikten sonra, Bodrum, Bitez ve Göltürkbükü Belediyeleri ile ilgili "aykırı uygulamaların", ki bunlar, kot verme, subasman vizesi, ve arazinin doğal yapısını değiştiren müdahaleler olarak tanımlanmıştır, tespit ve belgelenmesi istenmektedir.

    Bodrum Yarımadasındaki yapılaşmanın, planlama süreçlerinde öngörülemeyen biçim ve boyutlara ulaştığı bir ortamda, uygulama ve kullanım süreçlerinde denetleme mekanizmalarının eksikliklerinin ivedilikle giderilmesi gerekmektedir.

    Fakat daha önce Yarımada da odamızın uzun yıllardan beri ısrarla üzerinde durduğu İMAR, KORUMA, UYGULAMA tanım ve perspektifleri yeni ve çağdaş bir vizyonla geniş bir demokratik katılım platformunda güncelleştirilmeden söz konusu edilen aykırı uygulamaların tespiti ve hukuki yaptırımlara muhatap edilmeleri (onlarca pratiğe geçmeyen hukuki yaptırım kararı önümüzde durup dururken) yetersiz bir çabanın ötesine yine geçemeyecektir.

    Bu yazının eklerinde Bodrum, Göl-Türkbükü, Gümüşlük, Yalıkavak, Torba, Gündoğan, Konacık, Bitez ve Ortakent-Yahşi imar planları hakkında Odamızın tüm ilgili kurumlara sunduğu görüş, rapor ve yasal itirazlar bulunmaktadır. Bu belgelerde, planlamaların ne amaçlı yapılmış olursa olsun yeterli mekanizmaları kurmadıkları takdirde karşılaşılacak sorunlarla ilgili uyarı, eleştiri ve öneriler bulunmaktadır.

    Bodrum Yarımadası ülkemizin imar mevzuatı açısından en şanslı yörelerinden biridir. Yarımadayı bir bütün olarak planlayan Çevre Düzeni Planı vardır. Yarımada'nın önemli bir bölümü SİT alanı olarak tescillidir. O nedenle Çevre Düzeni Plan sınırları içinde kalan belediyelerin neredeyse tamamında koruma amaçlı imar planları yürürlüktedir. Turizm Alan ve Merkezlerinde ilgili bakanlığın planlama ve uygulama yetkisi yürürlüktedir. .Bütün bunlara rağmen Yarımada hızla kültür ve tabiat varlıklarını, bu arada en önemlisi ÖZGÜN Yaşam Kültürünü yitirmekteyse sorunu sadece "münferit" aykırılıkta aramak yerine, elimizdeki tüm HEDEF BELİRLEME, PLANLAMA, DENETLEME araçlarının yenilenmesi YÖNTEMLERİNİ bulmaya, geliştirmeye ağırlık vermekten başka çaremiz yoktur.

    Tabii ki de önce yürürlükteki tanımları irdelemek, güncelleştirmek ve belki de yenilerini oluşturmaktan başlamak gerekir.

    Odamız, Yarımadanın konut saldırısı karşısında korunmasız yakalandığı görüşündedir. Şu anda inşaat faaliyetlerinin %80'lere varan bölümü konut sitelerinden oluşmaktadır. Geleceği tehdit eden en büyük tehlike bu alandadır. Hiçbir planlama içeriğinde, Çevre Düzeni Planından Koruma Amaçlı Planlara kadar bu konu ile ilgili önlem bulunmamaktadır. Hatta birçok belde de ,KAİP olsun olmasın, yerel yaşam kültürünün son alanları olan meskun doku içinde bu yeni yapılaşmalar, kendi sosyal örgütlenme sınırlarını vahşice belirleyerek ortaya çıkmaya başlamışlardır. Yarımada taşıma kapasitesi sınırını her alanda aşmaktadır. Mevcut yerleşik nüfusunu onlara katlayan imar planları nüfus projeksiyonları, sürdürebilirliği İNSAN'dan başlayarak hedefleyemez hale dönüştürmektedir.

    Aynı biçimde imar planlarında arazinin doğal yapısının bozulmasını engelleyen ciddi önlemlere de rastlanamamaktadır. Tam tersine mimarların yaratıcılıklarını kısıtlayan, başat hale gelen inşaat sektörü mensubu yüklenicilerin işini kolaylaştıran plan notları yürürlüktedir."….her yönden görünen kat sayısı 2'yi,h max:6.50 m'yi geçemez." ibaresi KAİP plan notlarındandır. Buna göre arazi eğimi ne olursa olsun binaların oturacağı alan düzlenmekte, arkada yüksekliği bazı yerlerde 10m'yi bulan istinat duvarları oluşmakta ve plan notunun gereği,arazinin doğal yapısını zorunlu olarak değiştirerek, yerine getirilmiş olmaktadır. Arazi kullanımlarının 2 boyutlu bir anlayışla TAKS,KAKS olarak belirlenmesiyle, konut - turizm+2.konut - turizm tesis alanı gibi fonksiyonların birbirine geçişini önleyemeyen plan hükümleri kolaylıkla ihlal edilebilecek boşluklar yaratmaktadır. Herkes bilmektedir ki pansiyon olarak gerekli piyeslere sahip binalar aslında konutturlar ve kat mülkiyetine geçilip Turizm alanları konut olarak (hem de sıfır deniz nitelikleriyle) emlak piyasasına sunulmaktadır. cephelerdeki boşluklar, yapı renkleri vb hükümler artık "ihlalinde mahsur olmayan kurallara" dönüşmüştür.

    Sosyal olarak ise Yarımada, yapı ruhsatı olmadan hizmete açılan yani denetimsiz inşa edilen turizm tesislerinin herhangi bir afet durumunda içindekilerinin hayati sorumluluğunu kimin nasıl üstleneceği sorusuna karşı yetkililerin susmayı tercih ettiği, gemi yanaşma iskelesi inşaatının kentin coğrafyasında önemli bir simge olan tepeyi ortadan kaldırdığı, kamu kullanımı ve kamu yararı kavramlarının arkasına sığınılarak yapılan sitelere özel deniz dolgularının giderek arttığı ve de yerel halkın tarım arazilerini rantın dayanılmaz baskısı karşısında elden çıkarmadan yaşama şansını bulamadığı bir yere dönüşmektedir.

    Yarımada Belediyelerimizden çoğunun son günlerde yeterli denetim yapma olanaklarının bulunmadığı gerçeğinden ve altyapı hizmetlerinin verilemez boyuta ulaşmasından yola çıkarak odamızla "ÇARE" arayışlarına girmeleri de işaret etmektedir ki mevcut planlama anlayışı her tür mekanizmasıyla birlikte RANT'IN oyuncağı olmuştur.

    Dile getirdiğimiz ve özellikle yazılı ve görsel eklerde sunduğumuz durum tespitinin ışığında Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği olarak bu konuda elimizden gelen tüm katkı ve çabayı vermeye hazır olduğumuzu bildiririz.

    Saygılarımızla.

    BÜLENT BARDAK

    MİMARLAR ODASI
    BODRUM TEMSİLCİLİĞİ
    Yönetim Kurulu Başkanı


    Ekler : 1. Bodrum Belediyesi KARİP Planı üzerine rapor ve itirazlarımız (3 adet)
    2. Bodrum Belediyesi Torba KAİP üzerine raporumuz
    3. Yalıkavak Belediyesi Yalıkavak Revizyon İmar Planı hakkında itirazlarımız(3 adet)
    4. Ortakent-Yahşi Belediyesi Ortakent -Yahşi Yalıları Revizyon İmar Planı hakkında itirazımız
    5. Konacık Belediyesi Konacık Nazım İmar Planı itirazlarımız ve yargı kararı
    6. Gümüşlük Belediyesi Koruma Amaçlı İlave ve Revizyon Planına itirazımız
    7. Göltürkbükü Belediyesi KAİP raporumuz
    8. Gündoğan Belediyesi Köy Yerleşme Alanı ve KAİP itirazımız
    9. Turgutreis Belediye Başkanlığının "projelendirme kriterleri yazısı"
    10. Bodrum Tapu Sicil Müdürlüğünün Bitez Belediyesine gönderdiği yazı
    11. Yarımadanın günümüz uydu,hava ve temsilciliğimizce yapılan tespit fotoğrafları ve CDsi

    Konuyla ilgili çalışmalara, olası gelişmelere müdahale edebilmemiz için, devam edeceğiz.


    MUĞLA ŞUBESİ KURULUYOR
    Mimarlar Odası 40. Olağan Genel Kurul kararı ile oluşturulan Muğla Şubesi'nin kuruluş çalışmalarının son aşamasına gelmiş bulunmaktayız.

    Muğla ilindeki temsilciliklere kayıtlı 640 mimar üye içerisinde Bodrum Temsilciliği olarak 295 üye ile katılacağımız Muğla Şube 1. Olağan Genel Kurulu'na dair duyuru metnini ve gündemini devamında bulacaksınız.

    Ayrıca, Genel Kurul kapsamında yapılacak seçimlerle oluşacak Şube organlarının; Şube Yönetim Kurulu (7 asil-7 yedek), Şube Denetleme Kurulu (5 asil-5 yedek), ve Şube Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulunun (5 asil-5 yedek) görev ve yetkilerine dair bilgilere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

    http://www.mo.org.tr/mevzuatDocs/oda_04.DOC

    Odamızın yapılanmasında her açıdan olumlu gelişmelere temel olacağı düşüncesi ile katkıda bulunduğumuz Muğla Şube oluşumunda, Bodrum Temsilciliği'nin 30 yılı aşkın zamandır gösterdiği kurumsal çabayı bir üst seviyeye çıkarmayı hepimizin görevi ve sorumluluğu olarak görüyoruz.

    Bu noktadan hareketle sizlerden Şube organlarında görev talep etmenizi, bu süreçte yapılacak çalışma ve toplantılarda görüş iletmenizi ve de 15 Temmuz 2006 saat 13:00 de Muğla Konakaltı Kültür Merkezi'nde yapılacak olan Şube Kurucular Kurulu ve Temsilcilik Yönetim Kurulları Tarafından düzenlenen Genel Kurul Hazırlık Toplantısı'na katılmanızı rica eder, saygılar sunarız.

    Not:
    1) 15 Temmuz Genel Kurul Hazırlık Toplantısı'na gidiş organizasyonu yapılabilmesi için katılım bilginizi Temsilciliğimize bildiriniz.

    2) Şube 1.Olağan Genel Kurulu Cumartesi-Pazar iki gün olacağından 29-30 Temmuz gidiş dönüş ve Cumartesi gece konaklama organizasyonunun yapılabilmesi için, Temsilciliğimize en geç 24 Temmuz Pazartesi günü akşamına kadar katılım bilginizi veriniz.


    TMMOB MİMARLAR ODASI
    BODRUM TEMSİLCİLİĞİ




    Mimarlar Odası Muğla Şubesi 1.Olağan Genel Kurulu Duyurusu

    TMMOB-Mimarlar Odası Muğla Şubesi 1.Olağan Genel Kurulu,1.gün Genel Kurul 2.gün Organ seçimleri olacak biçimde 22-23 Temmuz 2006 günü saat 13:00'da Muğla Belediyesi Konakaltı Kültür Merkezi'nde çoğunluk sağlanmazsa 29-30 Temmuz 2006 tarihinde aynı saat ve yerde çoğunluk aranmaksızın yapılacaktır.

    GÜNDEM
    1. Açılış ve yoklama
    2. Divan seçiminin (1başkan, 2 üye) yapılması.
    3. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması.
    4. Gündemin kesinleştirilmesi.
    5. Konuk konuşmaları.
    6. Kurucu Kurul'un tavsiye raporunun okunması.
    7. Dilek ve öneriler.
    8. Adayların belirlenmesi ve tanıtılması.
    9. Seçimlerin yapılması (Yönetim Kurulu 7 asil, 7 yedek-Denetleme Kurulu 5 asil, 5 yedek-Uzlaştırma Kurulu 5asil, 5 yedek.






  •  

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     




    Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği Web Sayfası - 2008